Şantaj Suçu ve Cezası TCK 107
                                     Şantaj Suçu ve Cezası TCK 107

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun hürriyete karşı suçlar bölümünde ve 107. maddede yer alan bir suç türüdür.  TCK 107 Şantaj suçu, genel olarak tehdit suçu ile karıştırılmaktadır. Ancak aslında tehdit suçunun özel şekli olarak nitelendirmek daha doğru olmaktadır.

Şantaj suçu, bir kimseyi kanuna aykırı olarak ya da herhangi bir çıkar sağlama amacı ile bir şey yapmaya veya yapmama şeklinde zorlama olarak nitelendirilebilecek eylemlerin gerçekleştirilmesidir. Ayrıca kendisine ya da başkasına fayda sağlamak amacıyla bir kimseye karşı şeref ve saygınlığına zarar verecek derecede açıklamaların yapılacağı tehdidinde bulunulması hali de bu suç kapsamında değerlendirilmektedir.

Şantaj Suçu Cezası  TCK 107

Şantaj suçu için mevzuatımızda öngörülen ceza miktarı, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Bu fiiller, farklı zamanlarda tekrar işlenmesi halinde verilecek olan ceza arttırılarak verilmektedir.  Ayrıca şantaj kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlendiği takdirde, fail şantaj suçu ile cezalandırılmayıp 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265. Maddesine göre ceza almaktadır.

Şantaj Suçu Unsurları

TCK 107 ‘nin, mevzuatta yer alan tanıma göre oluşması ve yaptırımla cezalandırılabilmesi için bazı unsurların bulunması gerekmektedir.

  1. İşlenildiği takdirde bir kimsenin özgür hareket etme iradesine engel olduğundan dolayı suç teşkil etmektedir. Ayrıca bazı durumlarda kişinin malvarlığına karşı da işlenebilmektedir. 
  2. Mağduru, suçun kendisine yöneltildiği kimsedir. Ancak suçun yöneltildiği kimse ile suçun işlenmesi ile etkilenecek olan kimsenin aynı kişi olması gerekmemektedir. 
  3. Suç kapsamındaki ifadelerle gerçek hayatta bir eylem ya da sonuç doğurması aranmamaktadır.
  4. Suç kapsamında değerlendirilecek ifade, açık olmalıdır. Ayrıca ifade, sözlü ya da yazılı olarak da yöneltilebilinmektedir.
  5. Suçu işleyen kişinin mağdura söylediği ifadeler, gerçekleşebilir ve inandırıcı nitelikte olmalıdır.
  6. Fail, kanunlardan kaynaklanan yükümlülüklerini gerçekleştireceğini belirtmesi şantaj suçu kapsamında yer almamaktadır.
  7. Fail, haksız bir kazanç sağlama amacı içindedir. Ayrıca bu haksız kazanç maddi değer olabileceği herhangi bir hizmetin sağlanması da olabilmektedir.
  8. Şantaj suçu kapsamında cezalandırma işlemlerinin gerçekleştirilmesi için failin haksız çıkarı sağlaması gerekmemektedir. Ayrıca bu haksız kazanç failin kendisinin lehine ya da üçüncü bir kişinin lehine olabilmektedir.
  9. Şeref kavramı, sosyal ve ahlaki ögeleri barındırmaktadır. Bu nedenle kişinin özel hayatı, mesleki yaşamı ve sosyal çevresine yönelik ifadelerde bu kapsamda değerlendirilmektedir.
  10. Suç kapsamında saygınlığa yönelik bir tavrın olabilmesi için açıklanacak durumun geçmişte yaşanmış eski bir olay olması gerekmektedir. Çünkü kişinin saygınlığının zedelendiğinden söz edilebilmesi için olayın yaşanmış olması gerekmektedir.
  11. Bu suçu işleyen kimsenin yani failin açıklayacağı şeylerin bilinmeyen ve gizli olan bilgiler olması gerekmektedir. Çünkü bilinen olayların açıklanması mağduru korkutmadığından şantaj suçu oluşturmayacaktır. Ancak çok önce meydana gelmiş ve mağdurun hatırlamak istemediği olayların ortaya çıkartılacağından bahsedilmesi ise şantaj suçuna konu olmaktadır.
  12. Ayrıca gerçek olmayan, karalama ve iftira olarak nitelendirilebilecek olayların ancak inandırıcılığı yüksek derecede olmasından dolayı, buna yönelik ifadelerde bulunması TCK 107’nin konusu olabilmektedir.
  13. Karalama olarak nitelendirilecek ifadelerin özellikle mağdur açısından bir tehdit barındırması da gerekmemektedir. Bunun yanında üçüncü kişilerin lehine olan ifadelerde TCK 107 ‘nin konusu olabilmektedir.
  14. Şantaj suçu ile failin elde etmek istediği amaç illa ki hukuka aykırı olması gerekmemektedir. Önemli olan failin amaç elde etme isteğidir.
  15. Suçun konusuna yönelik tehdit vari ifadelerin suçun oluşması için gerçekleşmesi aranmamaktadır. Sadece buna yönelik ifadelerin varlığı yeterlidir.
  16. Tek bir fiille bir çok kişiye karşı işlenebilmektedir.
  17. Fail, mağduru bilerek isteyerek bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya zorlama kastı ile hareket etmektedir.
  18. Suç fiilinin oluşması ve failin ceza alması için şantaj suçuna konu tehdidin mağdura ulaşmış olması aranmaktadır.

İnternetten Şantaj Suçu

Her gün giderek gelişen internet ortamında da şantaj suçu işlenilebilinmektedir. Özellikle sosyal medya olarak nitelendirilen Facebook, instagram, Whatsapp, skype, webcam gibi uygulamalarda yaşanmaktadır. Sosyal medyada karşı tarafa yanıltıcı beyanlarda bulunma herhangi bir denetime tabi olmadığından bahisle kolaylıkla yaşanmaktadır. Bu nedenle de karşı tarafı yanıltıcı beyanlarla etkilemek ve aralarındaki konuşmaların cinsel yönü ağır bastığı durumlar yaşanmaktadır. Bu durumların ifşa edileceği yönünde ifadelerle de internet üzerinden şantaj suçu oluşmaktadır.

Bu durumlarda öncelikle yapılması gereken sosyal medyada iletişime geçilen ve şantaj suçu gerçekleştiren kişinin bilgilerinin alınması hatta ekran görüntüsü kaydedilmesi gerekmektedir. Ayrıca suçu oluşturan ifadelerin de kaydedilmesi hatta ekran görüntüsü alınması önemlidir. Bu deliller daha sonrasında şantaj suçu konusunda bir ceza avukatına başvurduğunuzda elinizi kuvvetlendiren donelerdir. En garanti yol olarak bunların imajının (birebir üzerinde oynanmamış teknik kopya) alınması durumunda bu imaj çok kuvvetli delil olacaktır. Dava sürecinde suçun işlendiğinin ispatlanması ve karşı tarafın cezalandırılması açısından önemlidir. Ayrıca IP üzerinden yer tespit etme uygulamaları ile de faillerin gerçek kimliklerinin belirlenmesi mümkün olmaktadır.

Özellikle internetten şantaj suçu mağduru olan kimseler, bilgilerinin ya da görüntülerinin internet ortamında yayılacağından korkmadan bir bilişim mevzuatına da hakim bir ceza avukatına danışarak şikayette bulunmalıdırlar.

Şantaj Suçu ve Şikâyet

Şantaj suçu TCK 107, şikâyete bağlı olan suçlardan değildir. Bu nedenle de yetkili Cumhuriyet Savcılığı’na şikâyetin ulaşması ile kendiliğinden soruşturma işlemleri yapılarak ilgili ceza davası açılmaktadır.  Ayrıca mağdurun ya da zarar gören her kişinin şikâyetinden vazgeçmesi dahi soruşturma işlemlerinin yapılarak ilgili ceza davasının açılmasını engellememektedir.

Sonuç olarak, başarılı, mevzuata hakim ve bilişim konusunda da tecrübeli bir ceza avukatına başvurarak henüz hakkınızda böyle bir şikayet olduğu andan itibaren ya da bir kimseye karşı bu suça yönelik şikayetinizin olduğu andan itibaren işlemlerinizin en kısa sürede ve en masrafla çözülmesini sağlayabilirsiniz.

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Yorum yazın:

*

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır

© 2017 MIHCI HUKUK BÜROSU | İSTANBUL

logo-footer

SOSYAL MEDYADA BİZ: