Güncelleme Tarihi:

Şantaj Suçu ve Cezası

Şantaj Suçu Nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 107. maddesinde şantaj suçu düzenlenmiştir. Şantaj suçu kişi hürriyetine karşı işlenen suçlar arasında yer almakta ve tehdit suçunun unsurları ile oldukça karıştırılmaktadır. Şantaj suçunda kişi huzur ve güveninin sarsılması unsuru daha ağırdır. 107. maddedeki düzenlemeye göre şantaj suçu, seçimlik hareketlerin birinin gerçekleştirilmesi halinde gündeme gelecektir. buna göre; bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlayarak, haksız çıkar sağlamaya zorlayarak ya da bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağının tehdit edilmesiyle şantaj suçu oluşacaktır.

Şantaj Suçunda Zamanaşımı

Suç şikayete tabi bir suç olmadığı için şikayet zamanaşımı süresi söz konusu değildir. Şantaj suçu için genel dava zamanaşımı süresi olan 8 yıllık süre işletilebilecektir. Buna göre 8 yıllık süre içerisinde suç bildirilmemesi halinde  re’sen soruşturma yapılamayacaktır.

Şantaj Suçunun Şartları

  1. maddenin birinci fıkrasında failin, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağı veya yapmayacağı konusunda karşısındakini tehdit etmesi düzenlenmiştir. İlk fıkradaki durum üç farklı şekilde oluşabilir. İlki failin mağduru, kanuna aykırı bir harekette bulunmaya zorlamasıdır. İkinci olarak fail mağduru, yapmaya yükümlü olmadığı bir konu hakkında zorlamaktadır. Yani bu şekliyle fail hakkı olmadığı halde mağduru, kendisine yardım etmesi konusunda zorlamaktadır. Son olarak ise fail, mağdurdan haksız çıkar sağlamayı amaçlamaktadır.

  2. maddenin ikinci fıkrasında ise şantaj suçunun farklı bir hali kaleme alınmıştır. Bu hükme göre fail, mağdurun şeref ve haysiyetine zarar verecek hususların açıklanacağı veya isnat edileceği hakkında mağduru tehdit etmektedir. Bu durumda failin amacı, kendisine veya bir başkasına haksız yarar sağlamak olmalıdır.  Amacının bu yönde olması ile birlikte suçun oluşması için illa haksız yararın sağlanmış olması aranmamaktadır. Ayrıca failin sağlamayı amaçladığı haksız yararın ne yönde olduğunun bir önemi yoktur. Fail maddi değeri olan bir haksız yarar sağlamak isteyebileceği gibi, cinsel ilişkiye girmeyi amaçlamış da olabilir.  Son olarak failin mağduru, açıklamakla tehdit ettiği olayın herkes tarafından bilinen bir şey olmaması da gerekmektedir.

Şantaj Suçunun Cezası

  1. maddede şantaj suçunun cezası, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası olarak düzenlenmiştir. Suçun ikinci fıkrada düzenlenen hali kapsamında da yukarıda belirtilen ceza uygulanacaktır. Kanun maddesinden de anlaşıldığı üzere fail hakkında hapis cezasına ve adli para cezasına ayrı ayrı hükmedilecektir.

İnternet Üzerinden Şantaj
İnternet Üzerinden Şantaj

Günümüzde teknolojinin hızla gelişimi sonucu iletişim, veri depolama, haberalma gibi birçok alanda internetin hayatımızın merkezine yerleştiğini söylemek doğaldır. Bu gelişmelerin bir neticesi olarak şantaj suçunun bilişsel ortamda işlenmesi çok sık rastlanır hale gelmiştir. İnternet ortamında geniş kitlelere ulaşmış web siteleri ve sosyal ağlar aracılığıyla kişilerin paylaşılmasından rahatsız olacağı video, fotoğraf gibi içerikler kullanılarak şantaj suçunun konusu oluşturulmaktadır.

İnternet yoluyla şantaj suçunun faili yurt içinde biri olabileceği gibi yurt dışından erişim sağlayan bir kimse de olabilmektedir. Fail, mağdur ile görüntülü konuşma yaparken bu konuşmaları kayıt altına alabilir ya da mağdur tarafından gönderilmiş olan görüntülerin kullanılacağı iddiası ile mağduru bir şey yapmaya veya yapmamaya zorlayabilir. Suçun faili ilk olarak mağdur ile sağlam bir bağ kurup ondaki güvenini sağlamlaştırmayı amaçlamaktadır. İletişimin kuvvetlenmesi akabinde mağdurdan cinsel içerikli görseller isteyip daha sonra bunları aleyhinde kullanmaktadır. Aynı şekilde webcam ile canlı görüşmeler esnasında kayıt alabilir, telefondaki görüşmeler ve yazışmaları kullanabilir ve bu şekilde suçun konusunu oluşturan kayıtları toplayabilir.

Şantaj Suçunun İspatı

Şantaj suçunun mağduru, karşılaştığı durum hakkında çözüm ararken fail ile olan yazışmalarını, kullandıkları internet sitelerine giriş çıkış saatlerini vb. ispat araçlarını toplayıp profesyonel bir yardım almalıdır. Suç duyurusunda bulunma aşamasında failin bu durumu fark etmemesi hususunda ayrıca dikkatli davranması gerekmektedir.

Tehdit Suçu ve Şantaj Suçu Arasındaki Farklar

Tehdit suçu (TCK madde 106) ve şantaj suçu (TCK madde 107) uygulamada sık sık karıştırılan suç tipleridir. İlk olarak tehdit suçu incelendiğinde fail, mağduru veya yakınını hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına karşı bir saldırıda bulunacağı konusunda tehdit etmektedir. Yani burada failin suçu genel kastla işleme niyetinde olduğu anlaşılmaktadır. Oysa şantaj suçunun ilk fıkrasında failin, hakkı olan veya yükümlülüğü bulunan bir durum bulunmakta; ikinci fıkrada ise fail, mağdurun şeref ve saygınlığını zarara uğratmak yoluyla, haksız bir menfaat sağlamak amacıyla  hareket etmektedir. Bu şekilde kanunda failin cezalandırılabilmesi için özel kastın arandığını söylemek mümkün olacaktır.

Tehdit suçunda ( 106/2), suçun nitelikli halleri düzenlenmişken şantaj suçu bakımında bu şekilde bir ayrıma gidilmemiştir.

Tehdit suçunun, malvarlığının büyük bir zarara uğratılacağı veya sair bir kötülük edileceği yönünde işlenmesi halinde yaptırım uygulanması, şikayete tabi kılınmıştır. Bu yönüyle de şantaj suçunun cezalandırılmasıyla farklılık göstermektedir.

Şantaj Suçunda Uzlaşma

6763 sayılı kanunun 34. maddesinde uzlaşma kapsamına dahil edilen suçlar sıralanmıştır. Şantaj suçu, uzlaşma kapsamına giren suç tipleri arasında yer almamaktadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki tehdit suçunun düzenlendiği 106. maddenin yalnızca ilk fıkrası uzlaşma kapsamında çözüme ulaştırılabilir.

Şantaj Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Asliye Ceza Mahkemeleri, şantaj suçu nedeniyle yapılacak yargılamalarda görevli mahkemedir.

Yetkili mahkeme konusunda ise Ceza Muhakemesi Kanunun genel yetki düzenlemesine göre, yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesi olacaktır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun hürriyete karşı suçlar bölümünde ve 107. maddede yer alan bir suç türüdür.  TCK 107 Şantaj suçu, genel olarak tehdit suçu ile karıştırılmaktadır. Ancak aslında tehdit suçunun özel şekli olarak nitelendirmek daha doğru olmaktadır.

Şantaj suçu, bir kimseyi kanuna aykırı olarak ya da herhangi bir çıkar sağlama amacı ile bir şey yapmaya veya yapmama şeklinde zorlama olarak nitelendirilebilecek eylemlerin gerçekleştirilmesidir. Ayrıca kendisine ya da başkasına fayda sağlamak amacıyla bir kimseye karşı şeref ve saygınlığına zarar verecek derecede açıklamaların yapılacağı tehdidinde bulunulması hali de bu suç kapsamında değerlendirilmektedir.

Şantaj Suçu Cezası

Şantaj suçu için mevzuatımızda öngörülen ceza miktarı, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Bu fiiller, farklı zamanlarda tekrar işlenmesi halinde verilecek olan ceza arttırılarak verilmektedir.  Ayrıca şantaj kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlendiği takdirde, fail şantaj suçu ile cezalandırılmayıp 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265. Maddesine göre ceza almaktadır.

Şantaj Suçu Unsurları

TCK 107 ‘nin, mevzuatta yer alan tanıma göre oluşması ve yaptırımla cezalandırılabilmesi için bazı unsurların bulunması gerekmektedir.

  1. İşlenildiği takdirde bir kimsenin özgür hareket etme iradesine engel olduğundan dolayı suç teşkil etmektedir. Ayrıca bazı durumlarda kişinin malvarlığına karşı da işlenebilmektedir. 
  2. Mağduru, suçun kendisine yöneltildiği kimsedir. Ancak suçun yöneltildiği kimse ile suçun işlenmesi ile etkilenecek olan kimsenin aynı kişi olması gerekmemektedir. 
  3. Suç kapsamındaki ifadelerle gerçek hayatta bir eylem ya da sonuç doğurması aranmamaktadır.
  4. Suç kapsamında değerlendirilecek ifade, açık olmalıdır. Ayrıca ifade, sözlü ya da yazılı olarak da yöneltilebilinmektedir.
  5. Suçu işleyen kişinin mağdura söylediği ifadeler, gerçekleşebilir ve inandırıcı nitelikte olmalıdır.
  6. Fail, kanunlardan kaynaklanan yükümlülüklerini gerçekleştireceğini belirtmesi şantaj suçu kapsamında yer almamaktadır.
  7. Fail, haksız bir kazanç sağlama amacı içindedir. Ayrıca bu haksız kazanç maddi değer olabileceği herhangi bir hizmetin sağlanması da olabilmektedir.
  8. Şantaj suçu kapsamında cezalandırma işlemlerinin gerçekleştirilmesi için failin haksız çıkarı sağlaması gerekmemektedir. Ayrıca bu haksız kazanç failin kendisinin lehine ya da üçüncü bir kişinin lehine olabilmektedir.
  9. Şeref kavramı, sosyal ve ahlaki ögeleri barındırmaktadır. Bu nedenle kişinin özel hayatı, mesleki yaşamı ve sosyal çevresine yönelik ifadelerde bu kapsamda değerlendirilmektedir.
  10. Suç kapsamında saygınlığa yönelik bir tavrın olabilmesi için açıklanacak durumun geçmişte yaşanmış eski bir olay olması gerekmektedir. Çünkü kişinin saygınlığının zedelendiğinden söz edilebilmesi için olayın yaşanmış olması gerekmektedir.
  11. Bu suçu işleyen kimsenin yani failin açıklayacağı şeylerin bilinmeyen ve gizli olan bilgiler olması gerekmektedir. Çünkü bilinen olayların açıklanması mağduru korkutmadığından şantaj suçu oluşturmayacaktır. Ancak çok önce meydana gelmiş ve mağdurun hatırlamak istemediği olayların ortaya çıkartılacağından bahsedilmesi ise şantaj suçuna konu olmaktadır.
  12. Ayrıca gerçek olmayan, karalama ve iftira olarak nitelendirilebilecek olayların ancak inandırıcılığı yüksek derecede olmasından dolayı, buna yönelik ifadelerde bulunması TCK 107’nin konusu olabilmektedir.
  13. Karalama olarak nitelendirilecek ifadelerin özellikle mağdur açısından bir tehdit barındırması da gerekmemektedir. Bunun yanında üçüncü kişilerin lehine olan ifadelerde TCK 107 ‘nin konusu olabilmektedir.
  14. Şantaj suçu ile failin elde etmek istediği amaç illa ki hukuka aykırı olması gerekmemektedir. Önemli olan failin amaç elde etme isteğidir.
  15. Suçun konusuna yönelik tehdit vari ifadelerin suçun oluşması için gerçekleşmesi aranmamaktadır. Sadece buna yönelik ifadelerin varlığı yeterlidir.
  16. Tek bir fiille bir çok kişiye karşı işlenebilmektedir.
  17. Fail, mağduru bilerek isteyerek bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya zorlama kastı ile hareket etmektedir.
  18. Suç fiilinin oluşması ve failin ceza alması için şantaj suçuna konu tehdidin mağdura ulaşmış olması aranmaktadır.

Sosyal Medya Üzerinden Şantaj Suçu

Her gün giderek gelişen internet ortamında da şantaj suçu işlenilebilinmektedir. Özellikle sosyal medya olarak nitelendirilen Facebook, instagram, Whatsapp, skype, webcam gibi uygulamalarda yaşanmaktadır. Sosyal medyada karşı tarafa yanıltıcı beyanlarda bulunma herhangi bir denetime tabi olmadığından bahisle kolaylıkla yaşanmaktadır. Bu nedenle de karşı tarafı yanıltıcı beyanlarla etkilemek ve aralarındaki konuşmaların cinsel yönü ağır bastığı durumlar yaşanmaktadır. Bu durumların ifşa edileceği yönünde ifadelerle de internet üzerinden şantaj suçu oluşmaktadır.

Bu durumlarda öncelikle yapılması gereken sosyal medyada iletişime geçilen ve şantaj suçu gerçekleştiren kişinin bilgilerinin alınması hatta ekran görüntüsü kaydedilmesi gerekmektedir. Ayrıca suçu oluşturan ifadelerin de kaydedilmesi hatta ekran görüntüsü alınması önemlidir. Bu deliller daha sonrasında şantaj suçu konusunda bir ceza avukatına başvurduğunuzda elinizi kuvvetlendiren donelerdir. En garanti yol olarak bunların imajının (birebir üzerinde oynanmamış teknik kopya) alınması durumunda bu imaj çok kuvvetli delil olacaktır. Dava sürecinde suçun işlendiğinin ispatlanması ve karşı tarafın cezalandırılması açısından önemlidir. Ayrıca IP üzerinden yer tespit etme uygulamaları ile de faillerin gerçek kimliklerinin belirlenmesi mümkün olmaktadır.

Özellikle internetten şantaj suçu mağduru olan kimseler, bilgilerinin ya da görüntülerinin internet ortamında yayılacağından korkmadan bir bilişim mevzuatına da hakim bir ceza avukatına danışarak şikayette bulunmalıdırlar.

Şantaj Suçun Şikâyet

Şantaj Suçu ve Şikâyet

Şantaj suçu, tehdit suçunun özel bir görünümü olduğu için takibi şikayete bağlı olan bir suç değildir. Savcılık makamı tarafından re’sen soruşturma ve kovuşturması yapılabilecektir. Ancak suçun mağduru olarak suç duyurusunda bulunmak ve soruşturmaya bizzat veya vekil ile katılıp yargılamanın takibini sağlamanız mümkündür.

Şantaj suçu TCK 107, şikâyete bağlı olan suçlardan değildir. Bu nedenle de yetkili Cumhuriyet Savcılığı’na şikâyetin ulaşması ile kendiliğinden soruşturma işlemleri yapılarak ilgili ceza davası açılmaktadır.  Ayrıca mağdurun ya da zarar gören her kişinin şikâyetinden vazgeçmesi dahi soruşturma işlemlerinin yapılarak ilgili ceza davasının açılmasını engellememektedir.

Sonuç olarak, başarılı, mevzuata hakim ve bilişim konusunda da tecrübeli bir ceza avukatına başvurarak henüz hakkınızda böyle bir şikayet olduğu andan itibaren ya da bir kimseye karşı bu suça yönelik şikayetinizin olduğu andan itibaren işlemlerinizin en kısa sürede ve en masrafla çözülmesini sağlayabilirsiniz.

Yazıyı Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  1. 17 Mayıs 2017

    avukat bey eski sevgilim çıplak fotoğraflarımın elinde olması nedeni ile beni sürekli arıyor ve para isteyerek şantaj yapıyor artık hiç bişeyim kalmadı şikayet etmekten başka. bu şantajı nasıl sonlandırabilirim ve fotoğraflarımın yayılmasını nasıl önlerim.

    • 21 Mayıs 2017

      Merhaba, kişiyi şantaj suçu nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunarak şikayet edebilirsiniz. Bunla ilgili bir avukat ile çalışmanızı öneririm. Fotoğraflarınız yayılmışsa internetten fotoğraf kaldırma yazımızı okumanızı öneririm.

Yorum Yap

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

© 2018 MIHCI HUKUK BÜROSU | İSTANBUL

logo-footer

SOSYAL MEDYADA BİZ: