Güncelleme Tarihi:

Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret Suçu Nedir?

Hakaret suçu, günümüzde sıkça gündeme gelen suçlardan biridir. TCK m.125’de bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına yönelik saldırıda bulunmak veya bunları rencide edecek şekilde davranmak olarak tanımlanmıştır. Hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 8. bölümünde “Şerefe Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Bu demek olur ki bu suçun tanımlanmasının amacı kişinin şerefini korumaktır.

Bu suça fail bakımında herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Herkes haraket suçunun faili olabilir. Tek sınırlama şudur ki tüzel kişiler bu suçun faili olamaz.

Doktrinde şeref, insan onuruna dayalı bir insana haklı olarak tanınan değer olarak tanımlanır. O halde her kişi yalnızca insan olması nedeniyle bu değere ve bu değerin korunması hakkına sahiptir. Bu demek olur ki herkes bu suçun mağduru olabilir. Bu suçun dava sürecine geçebilmesi için mağdurun belirli ve belirlenebilir olması önem arz eder. Haraket edilirken kişinin isminin kullanılması zorunlu değildir, sarf edilen sözlerden kim olduğunun anlaşılabilir olması yeterli olacaktır.

Hakaret Suçunun Nitelikli Halleri (Hafifletici ve Ağırlaştırıcı Haller)

Hakaret suçun ağırlaştırılmasını öngören nitelikli haller suçun temel halinin tanımlandığı kanunun üçüncü ve dördüncü (TCK m. 125/III, IV) fıkralarında düzenlenmiştir.  Hafifletici sebep olarak suçun haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı işlenmesi Türk Ceza Kanunu’nun 129. maddesinde yer alır.

Kanuna göre bu suça uygun gören cezanın ağırlaştırılması dört farklı durumda söz konusu olur:

  • Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi (TCK m.125/III)
  • Suçun kişinin dinsel, siyasal, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından dolayı işlenmesi (TCK m.125/III)
  • Suçun kişinin mensup olduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi (TCK m.125/III)
  • Suçun alenen işlenmesi (TCK m.125/III)

Kanun koyucu aynı zamanda cezanın indirilebileceği durumların da varlığını kabul etmiştir. 129. maddeye göre:

  • Suçun haksız bir fiile karşı işlenmesi (TCK m.129/I)
  • Hakaret suçunun karşılık olarak işlenmesi (TCK m.129/III) halinde hakim takdiri ile cezaları indirebileceği gibi ceza vermekten de vazgeçebilir.
  • Suçun kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi durumunda kişinin bu hareketi cezayı gerektirmez.

Aynı kanunun ikinci fıkrasına göre bu suçun kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde kişiye ceza dahi verilmez.

Karşılıklı Hakaretin Cezası

Karşılıklı hakaret suçu, hakaret suçundan farklı bir maddede tanımlanıp biraz daha hafif hukuki sonuçlara bağlanmıştır. Gerekli koşullar sağlandığında kişinin karşı taraftan gelen sözlü saldırıya karşı hakaret suçunu işlemesi hafifletici halin ötesinde şahsi cezasızlık sebebi olabilir. Sözü geçen koşullar şu şekilde sıralanabilir:

  1. Karşılıklı işlenen suçların hakaret suçunu oluşturması
  2. Ilk olarak hakaret suçunu işleyen kişinin haksız olması ve haksız hareketin cezalandırılabilir olması
  3. Hakaretin karşılıklı olması ve aralarında nedensellik ilişki bulunması

Bu üç şartın da eksik olarak bulunması durumunda tarafların cezalandırılıp cezalandırılamayacağı ya da hangisinin ne kadar cezalandırılacağını belirlemek hakimin takdir yetkisine dayanır. Hakim bu yetkisinin kullanırken somut olayın her türlü detayını göz önüne almakla yükümlüdür.

Bazı durumlarda ilk hareket suçunu işleyen kişi de hakimin kararı ile bu maddeden yararlanabilir. Bunu özellikle karşı tarafın işlenen hakarete daha ağır bir cevap verdiği durumlarda görürüz.

İnternet Yoluyla İşlenen Hakaret Suçu

İnternet üzerinden kişilere hakaret edilmesi günümüzdeki en yaygın problemlerden biridir. 20. yüzyılın sonlarından itibaren internetin akıl almaz bir hızla gelişmesi üzerine buna bağlı karışıklıklar da doğmaya başlamıştır.  

İnternet sitelerinde kişilerin yaptığı şeref zedeleyici yorumlar da hakaret suçuna konu oluşturur ancak Türk Ceza Kanunu internet yoluyla hakaret suçunu irdeleyecek kadar güncel bir yapıya sahip değildir. Bu nedenle bu konu bazı tartışmalara açıktır.

Hakaret suçunun tanımlandığı 125. maddenin ikinci fıkrasında kanun koyucu fiilin, mağduru muhattap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde de hakaret suçuyla aynı şekilde cezalandırılacağını belirtmiştir. Bu ikinci fıkra internet üzerinden hakaret davalarının nasıl çözüleceğine yön veren hükümdür. Buna göre, internet kelimesi özel olarak kullanılmasa da fıkrada seçilen kelimelerin internetin işlevlerinin altını seçer.

Hakaret suçuna ilişkin düzenlemeler, internet üzerinden işlenen hakaret suçlarına esas olarak kullanıldığından ötürü bu sefer de internet üzerinden yapılan yayınların ne tür yayınlar kategorisine girdiği sorusu açığa çıkar. Kabul edilen genel görüşe göre, internet üzerinden yapılan paylaşımlara süreli yayın muamelesi uygulanmalıdır. Süreli yayınlarda kişiye hakaret edilmesi durumunda bu suçun nasıl cezalandırılacağı Basın Kanunu’nun 11. maddesinde tanımlanmıştır.

Kanun hükmüne göre, ilk sorumluluk eser sahibine aittirir. Eser sahibinin belirlenememesi, yayım sırasında ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurtdışında bulunması gibi kişinin sorumluluğuna gidilemeyen durumunda ise sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili sorumlu olur.

Basın Kanunu’nun 11. maddesi internet üzerinden yapılan paylaşımlara uyurlandığında anlaşılır ki ilk sorumluluk eser sahibine, yani hakaret içeren paylaşımı yapan kişiye aittir. Ancak internetten kaynaklanan en büyük problemle bu noktada karşı karşıya geliriz: failin belirlenmesi. Bütün dünyaya açık olan sanal bir bulut içinden kişileri tespit etmek oldukça zordur. Bu sebeple failleri bulmak için yöntemler olsa da fail her zaman bulunamayabilir. Böyle durumlarda maddenin ikinci kısmı söz konusu olacaktır; sorumlu müdüre ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkilinin sorumluluğuna gidilmesi.

İnternet üzerinden yapılan hakaret suçlarında bir diğer sıkıntı ise suçun işlendiği zamanın belirlenmesidir. Suçun işlendiğin zamanın belirlenmesi, suçun ceza tatbikatının yapıla bilmesi için önemlidir, sonuçta her suça ilişkin bir dava zamanaşımı söz konusudur. Pratikte uygulanan düzene göre suç, hakaret niteliği taşıyan fiilin öğrenildiği anda işlenmiş sayılır bu sebeple mağdurun, hakaretin varlığını öğrendiği ana göre dava zamanaşım süresi işlemeye başlar. Hakaretin yöneltildiği kişi ve ya hakaretten mağdur olan kişi bunun varlığını öğrenene kadar suç teşebbüs aşamasında kalmış olarak kabul edilir.

İnternet üzerinden hakaret suçu konusu nispeten yeni bir suç türü olduğundan ötürü bu suça yönelik düzenlemeler hala net değildir. Bu sebeple İnternet Üzerinden İşlenen Hakaret Suçu hakkında profesyonel destek almak süreci kolaylaştıracaktır. Konu üzerine Mıhcı Hukuk ve Danışmanlık ofisimize iletişime geçebilirsiniz.

Telefonla işlenen Hakaret Suçu

Hakaret suçunun telefonla işlenmesi de internet üzerinden işlenmesi gibi merak uyandıran bir konudur. Aslında telefonla işlenen hakaret suçunun yargılanma süreci bakımından 125. maddede tanımlanan hakaret suçundan bir farkı yoktur. Aralarındaki en büyük ayrım ispat konusudur. Hakaret suçunun alenen işlenmesi durumunda etrafta bunu duyabilecek insanların olması olasıdır, yani ispatı nispeten kolaydır. Hakaret suçunun telefon konuşması sürecinde işlenmesi ile suçun işlendiğini ispatlamak oldukça zor bir hal alır. Bu noktadan itibaren mahkemenin takdiri büyük bir öneme sahiptir.

Ispat konsundaki en büyük problem telefon konuşmalarının kayda alınıp alınamama konusudur. Ceza Muhakeme Hukuku Kanunu’nun 133. maddeye göre karşı tarafın izni olmaksızın aleni olmayan konuşmaları ses alma cihazı ile kaydeden kişi hapis cezasına çarptırılır. Ancak, yargıtay bu konuda aldığı karar ile ispat konusunda mağdura kolaylık tanımıştır. Buna göre, mağdurun başka bir kanıt ortaya koyması mümkün değilse ve bir telefon konuşmasında olduğu gibi ortaya konulacak kanıtın kaybolma olasılığı varsa kişi aleni konuşmayı kanıt altına alıp mahkemeye delil olarak sunabilir.

Hakaret Davasında İspat Hakkı

Gerçeğin ispatı halinde, faile ceza verilmemektedir. Hakaretin içeriği somut bir fiil veya olgu halinde gerçekleştirilmesi ve belirli koşulların da varlığı halinde kanun tarafından kişiye istinadı ispat etme hakkı tanınmıştır. Türk Ceza Kanunu’nun 127. maddesine göre fail aşağıdaki üç durumda ispat hakkı gündeme gelir:

  1. Hakaretin içeriğini oluşturan fiilin suç olması ve sanığın bu suçtan hüküm yemiş olması
  2. Mahkemenin istinad olunan fiilin ispatında kamu yararının bulunduğuna kanaat getirmesi
  3. Hakarete maruz kalan mağdurun isnat olunan fiilin kanıtlanması tartışmasını mahkeme önüne getirmesi ve sanığa ispat hakkı kendisi tanıması

Failin, bu üç durumdan birinin gerçekleşmesi halinde ispat hakkının doğacağını belirtmiştik. İspat hakkını kullanıp istinad olunun fiilin gerçek olduğunun ispatı halinde fail cezasız kalır.

Hakaret Davalarında Zamanaşımı Süresi

Hakaret suçu, kanun tarafından takibi şikayete bağlı suçlar kategorisinde ele alınmıştır. Bu demek olur ki suçun takip edilmesi ve üzerine dava açılabilmesi için mağdurun dava zamanaşım süresini de göz önüne alarak şikayet hakkını kullanması gerekir. Dava zamanaşımı süresi, mağdurun hakaret suçunun failini ve konusunu öğrendiği andan beri 6 aydır.

Kanun, suçun basit hali yanında hakaret suçunun nitelikli hallerini tanımlamıştır. Basit halinden farklı olarak bu suçun nitelikli hallerinin takibi şikayete tabii değildir. Suçun nitelikli hallerinden birinin işlenmesi halinde cumhuriyet savcılığı resen soruşturma açar.

Hakaret Suçunu Cezası (Hakaret Davasında Adli Para Cezası)

Hakaret suçu birçok farklı şekilde vuku bulabilir:

  • Suçun basit şeklinin işlendiği hallde, kamu görevlisi olmayan kişinin yüzüne karşı hakaret edilmesi durumunda, suçun cezası 3 aydan 2 yıla hapis cezası veya adli para cezası olarak tanımlanmıştır.
  • Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde suçun basit haline uygulanan ceza hükmolur.
  • Suçun, verilecek cezanın ağırlaştırılmasına sebep olan nitelikli hal şeklinde işlenmesi durumunda hükmolan cezanın alt sınırı 1 yıldan az olmayacaktır.
  • Hakaret alenen işlenmesi halinde mahkeme tarafından uygun görülen ceza altıda bir oranında artırılır.
  • Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine hakaret edilmesi halinde, her kişiye karşı ayrı ayrı suç işlenmiş gibi değerlendirilmez, bunun yerine zincirleme suç hükümleri uygulanır. Zincirleme suç hükümleri göz önüne alındığında kişiye verilecek cezanın dörtte birinden üçte birine kadar artırılır.
  • Aynı zamanda cezanın hafifletilmesini sağlayan nitelikli haller de söz konusudur. Buna göre, hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi halinde hakim, hiç ceza vermeyebileceği gibi cezayı üçte birine kadar da indirebilir.

Hakaret Davasında Manevi Tazminat

Hakaret davası, kişilik haklarına zarar vermesinden dolayı özel hukuk kapsamında bir haksız fiil de oluşturur. Oluşan haksız fiil, kişiyi maddi veya manevi zarara uğratıyorsa haksız fiili işleyen kişinin bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu zararlar maddi ve manevi olarak ikiye ayrılır, iki tür zararın da tazminat ile karşılanması esastır.

Hakaret suçuyla karşı karşıya kalan kişinin şerefine ve onuruna karşı saldırıda bulunulduğu, mağdurun bundan dolayı ruhsal üzüntü çektiği göz önüne alınırsa mağdurda manevi zarar meydana geldiğini söyleyebiliriz.

Mağdura ödenmesi gereken manevi tazminatın belirli bir miktarı yoktur. Miktar, somut olayın koşulları dikkate alınarak mahkeme tarafından belirlenir. Bu süreçte, hakaret eden kişinin şahsiyeti, hakarete uğrayan kişinin şahsiyeti, hakaretin hangi yol ile gerçekleştirildiği, hakaretin kimlere ulaştığı gibi faktörler dikkate alınır. Anlaşıldığı üzere tazminat miktarının belirlenmesinde hakimin takdir yetkisinin büyük bir rolü vardır.

Hakaret Davasının Açılması

Hakaret davasının açılma süreci; bu suç bir kamu görevlisine karşı işlenmedi ise, mağdurun şikayetine tabiidir.  Suçun mağduru olan kişi şikayet dilekçesi yazmak suretiyle Cumhuriyet Savcılığı’na başvurur. Savcılığın, olayı incelemesi ve somut olayın gerçekten suç teşkil ettiğine karar vermesi üzerine şüpheliye karşı kamu dava açılır.

Hakaret Davası İçin Gerekli Belgeler

Hakaret davasının açılması için öncelikle suçun Cumhuriyet Savcılığı’na şikayet edilmesi gerekir. Soruşturma sürecinin başlaması için mağdurun Cumhuriyet Savcılığa’na hitaben şikayet dilekçesi yazıp şikayetçi olduğunu belirtmesi gerekir.

Hakaret Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Hakaret davalarında görevli mahkeme asliye ceza mahkemeleridir.

Avukat Danışma

Yazıyı Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Yorum Yap

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

© 2018 MIHCI HUKUK BÜROSU | İSTANBUL

logo-footer

SOSYAL MEDYADA BİZ: