Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma Suçu
                 Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma Suçu TCK 191

Suç ile korunan hukuki değer, belirli bir fiilin ceza kanunu kapsamında suç olarak tanımlanarak korunmak istenen hukuki hak veya menfaattir. Bu kapsamda genelde toplum sağlığı özelde ise fertlerin sağlığı bu suç ile korunan hukuki yarardır. Bu durum kişiyi ceza tehdidiyle korkutarak topluma yeniden kazandırma olarak ifade edilebilir ve bunun Anayasanın 2.maddesine aykırı olmadığı hususu Anayasa Mahkemesi’nce de kabul edilmiştir.

Bu suçun faili kullanmak maksadıyla uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kimse olarak tanımlanabilir. Suçun faili gerçek kişi olmak şartıyla herkes olabilir. Yani suçun faili olabilmek için özel niteliklere haiz olmaya gerek yoktur. 2014 yılında yapılan 6545 sayılı kanun değişikliği ile uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanan kimse de fail olarak değerlendirilir. Suçun konusu, kullanmak için satın alınan, bulundurulan veya kullanılan uyuşturucu veya uyarıcı maddedir.  Türk Ceza Kanunu kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde tanımı yapılmış değildir. Kanunda uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin neler olduğu tek tek sayılmamış genel bir tabir ile yetinilmiştir. Failin uyuşturucu kullandığını ifade etmesi tek başına yeterli değildir. Bununla beraber uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmiş ve söz konusu maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde olduğunun tespiti de zaruridir. Yargıtay sanığın uyuşturucu madde kullandığını itiraf etmiş olmasına karşın uyuşturucu maddenin ele geçirilememiş yahut ele geçirilmesine karşın maddenin türü belirlenemiyorsa şahsa ceza verilemeyeceği görüşündedir.

Yasada sayılan satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak eylemlerinden birinin gerçekleştirilmesiyle suç meydana gelmiş olur. Bu eylemlerden birinin gerçekleştirilmesi yeterlidir. Bu kapsamda uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanmak için satın alınması maddenin bir karşılık verilmesiyle fiili hakimiyetin ele geçirilmesi anlamına gelir. Bu fiil kapsamında uyuşturucu maddenin temini için belirli bir paranın veya ekonomik değere haiz bir malın karşı tarafa verilmesi zorunludur. Şöyle ki, örneğin uyuşturucu maddenin temini için bir kadının cinsel ilişkiye girmesi satın alma fiiline değil uyuşturucu madde bulundurmak veya kabul etmek eylemi kapsamına girer. Paranın Türk lirası veya döviz olması önem arz etmez.

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kabul edilmesi ile ifade edilmek istenen, bir kimsenin kullanmak için bir başkasına ait olan uyuşturucu veya uyarıcının zilyetliğini, tasarrufta bulunmak imkânını elde edebilecek şekilde ve herhangi bir karşılık vermeksizin kendi üzerine alması anlamına gelir. Fiili hakimiyet geçirilmemişse suç bu eylem yönünden oluşmaz. Eğer fiili hakimiyet geçirilmemişse bu durumda uyuşturucu madde bulundurmak suçuna teşebbüs suçunun gerçekleştiğini kabul etmek gerekir. Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kabul eden kimse, bunu kullanmak amacı dışında kullanırsa yani başkasına satarak bundan bir gelir sağlamak veya uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kendisine sunan kimseyi soruşturma veya kovuşturma takibinden kurtarmak gibi bir amaç ile yapmış olması durumunda yine TCK m.191 yazılı bu suç değil, fakat yerine göre, uyuşturucu ticareti yapmak (TCK m.188) veya suç delilerini yok etmek (TCK m. 281) suçu meydana gelebilir.

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak ile kast edilen; bir kimsenin kullanmak için kendisine veya bir başkasına ait uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi tasarruf imkanı bulunacak şekilde, fiili zilyetliği altında bulundurmasıdır. Failin, zilyetliği altında bulundurulan uyuşturucu veya uyarıcı maddenin bizzat kendisine ait olması ile bir başkasına ait olması arasında, (kullanmak amacıyla elde bulundurulması şartıyla) esas itibariyle bir fark yoktur. Bir başka anlatım ile fail, kullanmak amacıyla, bir başkasına ait olan uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kendi egemenliği altında tutuyor ise suçun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Failin, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi bizzat çok yakınında, elinin hemen altında tutmasına gerek yoktur. Önemli olan, bu uyuşturucu veya uyarıcı maddeye ulaşmasındaki kolaylık ve imkânın ortadan kalkmamış bulunmasıdır.

Bunun yanı sıra, failin söz konusu maddeyi sakladığı yerden alması imkanın ortadan kalkması veya buranın fiili veya doğal olaylar nedeniyle failin artık giremeyeceği ve ulaşamayacağı bir konuma gelmesi durumlarında, artık, söz konusu maddenin failin zilyetliğinden çıkmış olduğunun kabulü gerekir. Yani uyuşturucu veya uyarıcı madde nasıl ele geçirilmiş olursa olsun, kullanmak için bulunduruluyor olması durumunda, TCK m.191’de yazılı suçun hareket kısmı gerçekleştirilmiş demektir. Bu nedenle, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi bir başkasından satın aldığı için elinde bulunduran ile; maddeyi hırsızlık sonucu ele geçiren arasında bir fark bulunmamaktadır.

Uyuşturucu maddeyi bir başkasından çalan, bunu bir başkasından zorla alan veya bir dolandırıcılık suçu nedeniyle maddeyi ele geçiren kimse bakımından da, suçun bulundurmak kısmı gerçekleşmiş sayılacaktır. Ayrıca, anahtarı yanında veya sakladığı bir yerde olmak kaydıyla, uyuşturucunun bir emanet kutusunda bulundurulması durumlarında da bulundurma hareketinin gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçunun diğer suçlardan ayrılmasını kolaylaştıracak en önemli kıstas, kuşkusuz, burada söz konusu maddenin kullanmak amacıyla bulundurulmasıdır. Kullanmak ise söz konusu uyuşturucu veya uyarıcı maddenin bizzat sanığın kendi ihtiyacı, kendi tasarrufu, tüketimi için bulundurulması olarak anlaşılmalıdır. Örneğin, bir kimsenin yanında bulundurduğu 0,5 gr esrarı kendisinden sigara isteyen bir kimse ile paylaşmak istemesini, söz konusu esrarı birlikte içmeyi teklif etmesini Yargıtay, kullanmak için uyuşturucu madde satmak değil ve fakat bulundurmak suçu olarak kabul etmektedir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak 6545 sayılı Kanun ile ceza kanununa dahil edilmiştir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak olarak bahsedilen bu maddenin vücut içine alınmasıdır. Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin vücuda enjekte edilmesi, koklanması vs. bu kapsamdadır. Bu maddelerin ne maksatla kullanıldığı suçun oluşumu açısından önem arz etmez. Bu açıdan uyuşturucu veya uyarıcı madde keyif almak amacıyla kullanılmış olabileceği gibi acıyı dindirmek amacıyla da kullanılmış olabilir. Failin uyuşturucu veya uyarıcıyı bir kez kullanması ile birçok kez kullanması arasında fark yoktur. Tüm bu kullanma eylemlerinin bir tek hukuki fiil olarak değerlendirilmesi ve failin bir tek suçu için cezalandırılması söz konusu olmalıdır.

Bu suç ancak kasten işlenebilecek bir suçtur. Suçun işlenmesinde saikin (niyetin) bir önemi bulunmamaktadır. Failin uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satın alması, kabul etmesi, bulundurmasından sonraki bir aşamada, söz konusu bu uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satmaya, başkasına devretmeye ve bundan kazanç elde etmeye yönelik bir hareketinin bulunmaması gerekir. Bu bağlamda failin satın aldığı, kabul ettiği veya bulundurduğu uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi, ticari amaç ile elde ettiğine dair somut hareketleri ortaya konulmadan, failin ticari amaçla uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satın aldığı, kabul ettiği veya bulundurduğundan söz edilemez. Eğer failin bu yönde eylemleri tespit edilememiş ise, failin bu husustaki beyanına itibar edilmelidir. Nitekim Yargıtay kararları da bu yöndedir.

Failin daha önceden uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığının olup olmaması incelenmelidir. Bu durum failden alınacak doku örnekleriyle tıbben de test edilebilir. Failin ekonomik durumu da suça konu uyuşturucunun kullanma ya da ticari maksatla temin edilip edilmediğine ilişkin bilgi verebilmektedir. Şöyle ki failin ekonomik durumunda gözle görülür bir iyileşmenin olması uyuşturucu maddenin ticari amaçla satın alındığı düşüncesini kuvvetlendirmektedir. Uyuşturucu maddenin miktarı da uyuşturucu maddenin temininin ticari amaçla olup olmadığı hususunda bilgi verebilir. Şöyle ki, şahsın yüksek meblağda uyuşturucu maddeyle yakalanması veya uyuşturucunun küçük paketlere bölünmüş olması faaliyetin ticari amaçlı olduğuna delil sayılır. Uyuşturucu maddenin depo vs. gibi bir yerde düzgün şekilde paketlenmiş halde bulunması uyuşturucunun satmak amacıyla temin edildiğine kanıt olarak değerlendirilir.

Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma Suçu Cezası TCK 191

TCK 191/1 de uyuşturucu madde kabul eden, kullanan veya bulunduran kişi hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu ceza 18.6 2014 tarihinden önce 1 yıldan 2 yıla kadardı. Dolayısı ile suçun 18.6 2014 tarihinden önce işlenmiş olması durumunda lehe olan hüküm uygulanıp 1 yıldan 2 yıla kadar ceza verilmelidir.

TCK 191/10’a göre ilk fıkrada belirtilen hastane, kışla gibi askeri, sosyal vb. maksatlar için kullanılan bina tesislerin sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde fiilin işlenmesi durumunda verilecek ceza yarı ölçüsünde artırılır.

TCK 192/2’ye göre, uyuşturucu veya uyarıcı madde temin eden kişi, resmi makamlar tarafından yakalanmadan önce uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi temin ettiği kişi veya kişilerin yakalanmasına yardımcı olursa hakkında cezaya hükmolunmaz. Bu kapsamda etkin pişmanlığın soruşturma başlamadan gösterilmesi zorunludur. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre ise, fail hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan soruşturma açılmadan önce kendisi tedavi olmak istediğini ifade ederek başvurursa cezaya hükmolunmaz.

Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısına kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbirine karar vermesi bakımından geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır. Cumhuriyet savcısı suçun işlendiği kanaatine varırsa CMK 171’e göre beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verebilir. CMK 171’de ifade edilen şartların gerçekleşmesine bakılmaksızın Cumhuriyet savcısı tarafından kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilecektir.

Uyuşturucu Kullanma, Bulundurma ve Kabul Etme Suçundan Denetimli Serbestlik Tedbirinin Tatbiki

TCK 191/3’e göre, hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilen kişi açısından bu erteleme süresi dahilinde en az bir yıl müddetle denetimli serbestlik tedbiri uygulanacaktır.  Denetimli serbestlik süresi Cumhuriyet savcısının kararı ile en fazla bir yıl süreyle uzatılabilir. O halde, beş yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi müddeti içinde denetimli serbestlik süresi en fazla iki yıl olabilecektir.

Suçtan zarar gören Cumhuriyet savcısının kararına on beş gün içinde bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz etme imkanına sahiptir.

Kişi beş yıllık erteleme süresi içinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi durumunda hakkında kamu davası açılır. Bu kapsamda hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilen şüpheli kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrarlı davranması, tekrar kullanmak maksadıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde temin etmesi, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması halinde hakkında kamu davası açılacaktır.

TCK 191/6’ya göre, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesine karşın yükümlülüklerini yerine getirmeyerek kamu davasının açılmasına sebep olmuş ise, şüpheli hakkında bir daha bu suça ilişkin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.

TCK 191/7’ye göre, şüpheli erteleme süresi içinde kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranırsa hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Eğer suç 191’inci madde kapsamına giriyorsa her ne kadar bu suç için Türk Ceza Kanunu’nda iki yıldan beş yıla hapis cezası öngörülmüş olsa da Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre, CMK 231’deki şartlar aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

CMK 231/11 hükmü gereğince denetim süresi müddeti dahilinde, kasten yeni bir suç işlenir veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılırsa mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmesine ya da koşulların varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir hüküm tesis edebilir.

Devam etmekte olan kovuşturmalar açısından ise, TCK m.191 hükmünde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında halen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunacaktır. Bunun yanı sıra, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191’inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilecek hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin ise yargılanmasına devam edilecektir.

Bu suç kapsamında hakkında soruşturma veya kamu davası açılan kişilerin ceza hukuku alanında uzman bir avukat ile çalışması haklarının en iyi şekilde savunulması yönünden önem taşımaktadır.

Yazıyı Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  1. 12 Haziran 2017

    Merhaba Mustafa bey benim 5 yıl olan denetimi ihlal ettim malesef geçen ay beni çeviren memurlara üstümdeki uyuşturucu onlar sormadan ve aramadan çıkarıp verdim karakolda ifademi aldılar içmediğimi söyledim denetimim olduğunu söyledim şuan durum denetim bozulmuş oldu kağıdını takip et dediler şimdi nasıl bi süreç başlar benim için kamu açılirsa son bi şansim daha mı olucak yoksa cezaevine gönderecekler 5 yil denetimde tedavi vermediler 10 ay hapis cezasi yaziyodu kagitda çok zor durumdayım vericeginiz cevap için teşekkürler

    • 12 Haziran 2017

      Bu konuda yargılamanız yapılacak bir ceza avukatı ile çalışın. Bize ulaşmak için mail atabilirsiniz.

  2. 2 Haziran 2017

    Meraba avukat bey ben extasy hapla yakalandım denetimli serbestlik verdiler verilen denetimli serbestlik kağıdı elime ulaşmadı gidemeyince tekrar mahkemeye sevk edildim yeniden denetimli serbestlik verdiler ve ben yine gidemedim tekrar mahkemeye çıkınca hakim bana denetim gelirse git dedi yaklaşık 4 ay oldu hiç bi gelişme yok bişey yapmalımıyım yoksa birdaha aynı suçu işlememem durumunda bişey olmazmı teşekkür ederim .

    • 2 Haziran 2017

      Denetime gitmeniz gerekir takip edin.

  3. 27 Mayıs 2017

    Mrb hocam denetimim var made Kullanıp ve bulundurmaktan ama kac gun once biraz yakalattim ne olacak Hapse girermiym

    • 28 Mayıs 2017

      Anlattıklarınıza göre bu durum denetimin ihlali sayılır ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılır ve dava açılır.

  4. 21 Mayıs 2017

    İyi günler avukat bey biz üç arkadaş giderken narkotik yakaladı üzerimizde ikişer extacy yakaladı hiç bi sabıka mız yok bişey çıkarmı. Birde olayın üstünden on gün sora gene narkotik geldi başka bi arkadaşın üstünde bi hap buldu arkadaş kendisinin oldugunu bizim haberimiz olmadığını söyledi bunun sonuçları ne olur yardım cık olurmusunuz

    • 21 Mayıs 2017

      merhaba, uyuşturucu madde kullanmadan dolayı ceza almanız olasıdır ancak anladığıma göre ilk kez böyle bir durum söz konusu. Bu durumda denetimli serbestliğe tabi tutulursunuz. Yine de net bilgiyi tam anlamıyla dinledikten sonra vermek doğru olacaktır.

  5. 18 Mayıs 2017

    merhaba avukat bey uyuşturucu kullanma suçundan ifade verdim. denetimli serbestlik istiyorum yeni evlendim hapse girmek istemiyorum. nasıl bir savunma yaparım.

    • 20 Mayıs 2017

      merhaba, bu durum ilk kez ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı çıkacaktır. Bu süreçte denetimli serbestliğe tabi olacaksınız. Denetimli serbestliğin ihlali niteliğinde bir durum varsa bizle iletişime geçin.

Write a comment:

*

Your email address will not be published.

© 2017 MIHCI HUKUK BÜROSU | İSTANBUL

logo-footer

SOSYAL MEDYADA BİZ: