Güncelleme Tarihi:

Tasarrufun İptali Davası Nasıl Açılır?

Tasarrufun İptali Davası Nedir?

Tasarrufun iptali davası İcra ve İflas Kanunun 277. maddesinde ele alınmıştır. Madde hükmüne bakıldığında, ilgili mevzuatın 278, 279, ve 280. maddelerinde düzenlenen hallerin iptali için “tasarrufun iptali davası” açılması gerektiği anlaşılmaktadır.

Alacaklılar, borçlunun üçüncü kişilerle yaptığı tasarruf işlemlerinin iptali için bu davayı açma hakkına sahiptir. Alacaklının açtığı tasarrufun iptali davası sonucunda, işleme konu olan mal borçlunun malvarlığına iade edilmez. İcra takibi başlatılarak alacağın tahsili sağlanır. Tasarruf işlemine konu olan malın, cebri icra yoluyla satışı sağlanır ve alacaklıya alacağı değerinde karşılığı verilir.

Tasarrufun İptali Davasının Amacı Nedir?

Bu dava ile birlikte alacaklıların, alacak haklarının korunması amaçlanmıştır. Borçlu mal kaçırmak gayesi ile elindeki malları üçüncü kişilere devreder. Söylenen de anlaşılacağı üzere, alacaklının tasarrufun iptali davası açabilmesi için malı devralan üçüncü kişinin kötü niyetli olması gerekir. Eğer üçüncü kişi malı elinden çıkarmış ise, malın nakdi değeri üzerinden sorumluluğu devam etmektedir.

Tasarrufun İptali Davasının Şartları Nelerdir?

  • Davacının borçluda gerçek bir alacağının bulunması
  • Daha önceden borçlu için başlatılan icra takibinin kesinleşmiş olması
  • Davaya konu olan tasarrufun, borç ilişkisinden sonra gerçekleşmiş olması
  • Borçlu adına alınmış aciz belgesi olmalıdır. Yargıtay kararları doğrultusunda, aciz belgesinin davanın her aşamasında sunulabildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle dava açıldığı anda belgenin alınmış olması şart değildir.

Tasarrufun İptali Davasında Taraflar Kimlerdir?

Tasarrufun iptali davasında davacı sıfatı, alacağını elde edemediği için icra takibi başlatmış olan ve tasarruf işleminin iptalini talep eden alacaklıdır. 277. maddede davayı kimlerin açabileceği düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre elinde muvakkat veya aciz belgesi bulunan her alacaklı ve iflas idaresi tasarrufun iptali davası açma konusunda yetkilidir. Davalı tarafta ise hakkında icra takibi başlatılan borçlu ve borçlu ile tasarruf işlemini kötü niyetli olarak gerçekleştiren üçüncü kişi yer almaktadır.

İvazsız(Karşılıksız) Tasarrufun İptali Davası

Bu tip tasarrufların iptalinin nasıl gerçekleşeceği 278. maddede düzenlenmiştir. İvazsız tasarrufların iptalinin temelinde, borçlunun malvarlığındaki aktiflerin borçlarını ödemeye yetmediği halde, üçüncü kişilere karşılıksız olarak mal devretmesinin önüne geçilme amacı yatmaktadır. Bu şekilde esas alacaklılar, ivazsız olarak mal edinen kimselerden daha çok korunur hale gelmiştir.

Kanun koyucu hangi tasarrufların iptale tabi olacağı konusunda bir sınırlama getirmiştir. Buna göre, hacizden, mal bulunamaması nedeniyle acizden veya iflastan geriye doğru iki yıl içinde yapılan tasarrufların iptali talep edilebilecektir.  İvazsız tasarrufların iptale konu edilebilmesi için, haczedilecek mal bulunamaması durumunda haciz tutanağının düzenleme tarihi veya iflasın açılmasından geriye doğru, hacze veya aciz vesikası verilmesine sebep olan ya da iflas masasına kabul edilen alacaklardan en eskisinin doğduğu tarihe kadar geçmiş olan süreç içinde gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bahsedilen iki yıllık süreden önce yapılmış olan ivazsız (karşılıksız) tasarruflar iptalin konusu olamaz.

Alacaklardan en eskisinin doğum tarihinin belirlenmesi konusunda, borç ilişkisi ile ilgili olan belgelerin düzenleme tarihine bakmak yerine  o belgelerin düzenlenmesine sebep olan temel borç ilişkisinin ne zaman kurulduğunun tespiti gerekmektedir. Bu madde kapsamına dahil edilmemiş olan mutad (alışılmış) hediyelere örnek olarak, düğün takıları, doğum günü hediyeleri verilebilir. Madde metninde ivazlı olarak gerçekleşmiş olsa bile bazı işlemler bağışlama gibi kabul edilmiştir. Bunlar,

  • Karı ve koca ile altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dahil olmak üzere kav ve kayın hısımları ve evlatlıkla evlat edinen arasında yapılmış olan ivazlı tasarruf işlemleri,
  • İşlemin yapıldığı esnada borçlunun, malın değerinden çok daha aşağıda bir fiyatı kabul ettiği sözleşmeler
  • Borçlunun kendisine veya üçüncü kişi yararına kaydı hayat şartı ile irat ve intifa hakkı kurduğu sözleşmeler ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri.

Aciz Nedeniyle Tasarrufun İptali Davası

Burada aciz kelimesinden anlaşılması gereken, borçlunun borca batık olma halidir. 279. maddede 4 bent şeklinde hangi durumlarda iptal davasının açılabileceği sayılmıştır. Bu durumları şu şekilde sıralayabiliriz,

  • Borçlunun teminat göstermeyi daha önce taahhüt etmemiş olduğu halde, borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için rehin tesis etmesi
  • Para veya mutad ödeme araçlarından başka yollarla yapılan ödemeler
  • Vadesi gelmemiş borçlar için yapılan ödemeler
  • Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için verilen şerhler.

Bu şekilde görülecek olan iptal davasında, borçlu ile tasarruf işlemi gerçekleştiren üçüncü kişi, borçlunun borca batık olduğunu bilmediğini ispat ederse davanın iptaline karar verilir.  Üçüncü kişinin iyiniyetini ispatı bakımından yaklaşık ispatın yeterli olacağı kabul edilir.

Alacaklıdan Mal Kaçırma Nedeniyle Tasarrufun İptali Davası (İİK 280)

Elindeki mallarla borçlarını karşılayamayan borçlu, alacaklılarına zarar verme (mal kaçırma) amacıyla yaptığı ve yaptığı işlemlerin muhatabı tarafından, borçlunun kastının bilindiği veya bilinmesi gerektiği işlemler iptale tabidir. İptalin gerçekleşmesi için kanun koyucu bir şart getirmiştir, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren en geç beş yıl içerisinde borçlu aleyhine haciz veya iflas takibi başlatılmış olmalıdır. İspat yükü davacı olan alacaklı üzerindedir.

Madde içeriğine bakıldığında kanun koyucu; iptalin konusunu oluşturan tasarruf işleminin gerçekleştiği tarihin, icra takibine konu olan alacağın doğum tarihinden daha sonra ortaya çıkmış olmasını aramamaktadır. Ancak Yargıtay, bahsi geçen koşulun her tasarrufun iptali davasında aranması gerektiğini düşünmektedir. 280. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında alacaklının, ispat yükünü kolaylaştıran böylece yaklaşık ispatın yeterli olacağı durumlar belirtilmiştir.

Tasarrufun İptali Davası Sonuçları

İptal davasını kazanan alacaklı; söz konusu olan malın maliki haline dönüşmez, ancak cebri icra yoluyla haczettirip sattırma hakkına sahiptir. Alacaklı, satılan maldan alacağı miktarındakini alır ve artan kısım üçüncü kişiye verilir. Eğer iptal davasının konusu bir taşınmaz ise alacaklı, taşınmazın tapu kaydında bir değişiklik yapılmadan, taşınmazın haczini ve satışı talep edebilir.

İptal davasının konusu, üçüncü kişinin elden çıkardığı malın karşılığı olan değer ilişkinse, üçüncü kişi -davacının alacağından fazla olmamak şartıyla- tazminat ödemeye mahkum edilir.

İflas halindeki iptal davasını, iflas idaresi veya alacaklı kazandığı takdirde söz konusu mal iflas masasına alınır. İflas idaresi malın satışını yapar ve alacaklıların ödemesi yapılır.

İptal davasında davalı sıfatına haiz olan üçüncü kişi eğer davayı kaybederse, borçludan -borçlu iflas etmiş ise iflas masasından- söz konusu malın karşılığını talep edebilir.

İptal davası hukuki niteliği gereği şahsi bir dava olduğu için, dava sonucundan ancak davacı sıfatına sahip olan alacaklı veya alacaklılar  yararlanabilecektir.

Tasarrufun İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tasarrufun iptali davası, gerçek bir dava çeşidi olduğu için genel yetkili mahkemelerde görülecektir. Bu nedenle davalar için görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir.  Yetki konusunda davanın taraflarının yerleşim yeri mahkemelerinden biri yetkilidir. Davanın aydınlığa kavuşması için her türlü delil serbestçe değerlendirilir.

Tasarrufun İptali Davasında Zamanaşımı Süresi

Tasarrufun iptali davası hak düşürücü süreye tabidir. İptalin konusunu oluşturan tasarruf işleminin gerçekleştiği tarihten  itibaren beş yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür. Hak düşürücü süreler hakim tarafından re’sen göz önünde bulundurulur.

Avukat Danışma

Yazıyı Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Yorum Yap

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

© 2018 MIHCI HUKUK BÜROSU | İSTANBUL

Gizlilik Politikası

logo-footer

SOSYAL MEDYADA BİZ: