Uluslararası Alacak Tahsili - Uluslararası İcra Takibi
 Uluslararası Alacak Tahsili – Uluslararası İcra Takibi

ULUSLARARASI ALACAK TAHSİLİ

20.yüzyılla birlikte ortaya çıkan küreselleşme kavramı ile uluslararası şirketler önemli hale gelmeye başlamıştır. Uluslararası şirketlerin ekonomide daha fazla yer almaya başlaması ile de  özellikle uluslararası alacak tahsili konusu önem kazanmaktadır.

Uluslararası alacak, borçlunun ve alacaklının farklı ülkelerde olması ile oluşan bir alacak türüdür.

Uluslararası alacak tahsili, uluslararası ticaret ile uğraşanların gönderdiği malın karşılığını alamadığı durumlarda ortaya çıkmaktadır. Türk Kambiyo Hukuku bakımından ihraç edilen malın karşılığının süresi içerisinde ülkeye getirilmemesi halinde ise belli yaptırımlar bulunmaktadır.

Ayrıca dış ticareti ve uluslararası alacak tahsilini kolaylaştırmak amacıyla birçok finansal araç ve ödeme şekli getirilmiştir. Fakat bütün bu yöntem ve araçlara rağmen, bazı durumlarda uluslararası alacak tahsilatı zorlaşabilmektedir. Bu durumlar genel itibariyle akreditif ve benzeri finansman ve ödeme yöntemlerinin kullanılmaması ve düzenlenen belgelerde hata yapılması halleridir.

Uluslararası alacak tahsilinin yüksek maliyet getirmesi, eksiklik içeren sözleşmeler, borçlu firmanın hakkında bilgi yetersizliği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin yabancı ülke hukuk uygulama alanına girmesi ve reklamasyon adı verilen ödenmeyen alacaklar ise uluslararası alacaklardan feragat etmenin en önde gelen nedenleridir.

Yurtdışındaki alacakların tahsilatından vazgeçme nedenlerinden biri olan reklamasyon; küçük ve orta ölçekli firmanın yabancı firma ile olan uzun süreli ticari ilişkilerinin küçük ve orta ölçekli aleyhine bağımlı hale dönüşmesidir. Yabancı firmanın bu durumu lehine kullanarak aralarındaki ticari ilişkinin götürülerinin bedellerini ve sorunların maliyetini reklamasyon gerekçesiyle ihracat bedellerinden kesintiye uğratmasıdır. Bu durumda küçük ve orta ölçekli şirketlere ciddi miktarda kayıp ve soruna yol açmaktadırlar. Reklamasyon genel itibariyle taraflar arasında kurallara bağlanmış olsa da, yabancı şirketler buna uymadan kendi beyanları ile bu sorunların var olmasını bahane ederek kesintiler yapmaktadırlar.

Uluslararası alacak tahsilinde birkaç yöntem bulunmaktadır. Bunlardan ilki dostane çözüm yoludur. Daha sonra uluslararası alacak takibi yöntemleri devreye girmektedir. Bu yöntemler olayın, alacağın ve şirketlerin durumuna göre farklılıklar göstermektedir. Ayrıca sözleşmenin içeriği de alacak tahsilatı yöntemini değiştirebilmektedir.

Yurtdışı Alacaklarının Tahsilatı Nasıl Yapılır?

Uluslararası alacak tahsili hizmeti veren hukuk büroları veya avukatlar kesinlikle alternatif uyuşmazlık çözüm yollarını, uluslararası ticaret hukukunu ve alacağın tahsil edilmesi gereken ülke hukukunu ve hatta gerekirse tahkim hukukunu bilmeli veya iyi araştırmalıdır. Alacağın tahsili için takibi nerede başlatması gerektiği hususu da bu konu ile ilgilidir.

Bazı durumlarda alacak takibi konusunda hukuki makamlara başvurma durumu borçlunun ülkesinde olabileceği gibi bazı durumlarda da alacaklının ülkesi yetkili durumdadır. MÖHUK 27. Maddesine göre, uluslararası nitelik taşıyan davalarda Türk mahkemelerinin yetkisi iç hukukun yetki kurallarına göre belirlenecektir. Türkiye’de yetki kurallarının yer aldığı HMK 22. Maddesine göre, genel yetkili mahkeme davalının ikametgâhı mahkemesi dir. Fakat sözleşmelerden doğan borçlarda akdin ifa edileceği yer de yetkili olmaktadır.

Böylelikle uluslararası alacaklarda tahsilin gerçekleşeceği yer, borçlunun bulunduğu ülkedir. Bu sebeple sözleşmenin tarafları aksini sözleşmede kararlaştırmamışlarsa, bu hükümler gereği Türk mahkemelerine başvuramamaktadırlar.

Bu durumun çözümlenebilmesi için tek yol, yetki sözleşmesidir. Taraflar, ancak doğan uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerini yetkili kılmışlarsa, uluslararası alacak tahsili için Türkiye’de dava açabilmektedirler. Ancak dava açılması sonucunda alacaklının haklı çıkıp bunun ayrıca borçlunun ülkesinde uygulanması gerekmektedir yani borçlunun ülkesinde tanıma ve tenfiz işlemlerine tabi olmalıdır. Bu konu ise her ülke tarafından kendi kanunlarında düzenlenmiştir.

Uluslararası alacak tahsilinin daha yüksek ihtimalle başarıyla gerçekleştirilmesi için özellikle dikkat  edilmesi gereken bazı hususlar vardır;

  1. Taraflarca imzalanmış yazılı bir sözleşme bulunmalıdır.
  2. Taraflarca imzalanmış sözleşmede ödeme gününe dair kesin bir tarih bulunmalıdır.
  3. Taraflarca imzalanmış sözleşmeye uyulmaması durumunda tazminat ve temerrüt halinde faiz öngörülmelidir. Bu öngörülmese dahi normal belirlenen alacağın tahsili sağlanabilir.
  4. Uyuşmazlık halinde yetkili mahkeme tespit edilmeli ve sözleşmede belirtilmelidir.
  5. Uyuşmazlık halinde başvurulacak hukuki yol tespit edilmeli ve taraflarca imzalanmış sözleşmede belirtilmelidir.

Uluslararası icra takibi konusu, firmaların devamlılığını sağlaması için ve Türk ekonomisine katkılarının devam etmesi için gittikçe önemli hale gelen bir konudur.

Sonuç olarak, uluslararası alacakların tahsili için, her iki ülkenin hukukunu, uluslararası ticaret hukukunu, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarını bilen deneyimli, tam donanımlı ve uzman bilgi sahibi uluslararası ticaret avukatı veya tahkime bağlı bir alacak ise tahkim avukatı ile çalışmak alacaklının menfaatini koruma açısından önemlidir. Aynı zamanda çalışılan avukatın o ülkedeki bağlantıları da alacağın tahsili konusunda yardımcı olmaktadır.

Yazıyı Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  1. 12 Nisan 2017

    Ben Libyali bir firmaya arap bahari oncesi uc ay oncesi 183.000$ lik mermer gonderdim hala hic bir kurus alamadim ne yapmaliyim.?
    Tesekkur ederim.

Yorum yazın:

*

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır

© 2017 MIHCI HUKUK BÜROSU | İSTANBUL

logo-footer

SOSYAL MEDYADA BİZ: