İcra Takibine - Ödeme Emrine İtiraz
                                          İcra Takibine – Ödeme Emrine İtiraz

Ödeme emrine – İcra takibine itiraz. İcra takibi, borçlunun borcunu devlet zoruyla ve devlet kanalıyla ödetilmesi için gerektirilen işlemlerin yapılmasıdır. Alacağını alamayan alacaklı, haciz yolları ile borçludan alacağını tahsil etme yoluna gitmektedir. Kimi zaman ise söz konusu alacak bir mahkeme kararı ile ortaya çıkmış olup ilamlı  ya da çek ve senete dayalı olmasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yahut da herhangi bir alacağa dayalı olmasında da  ilamsız takip açılabilinmektedir.

İcra takibinde hakkınızda açılan dosya itirazlarınızı sunabilirsiniz. Böylelikle de hakkınızda açılan dosyanın kesinleşmesinin önüne geçebilir ve sizin gayrimenkullerinize, taşınırlarınıza, araçlarınıza, maaşlarınıza ya da bankalardaki hesaplarınıza el konulmasını önleyebilirsiniz. Ancak icra takibine itiraz edebilmeniz için 2004 sayılı İİK’da belirtilen şartları sağlamanız ve gerçekleştirmeniz gerekmektedir.

Ödeme emrine itiraz dilekçesi ile başvuru yapabilecek kişiler; kendisine ilgili dairedeki dosyadan ödeme emri gönderilen kişi olması gerekmektedir. Ancak bu kişi de, tam ehliyetli olmalıdır.

Kendisine ödeme emri tebliğ edilen kişi sınırlı ehliyetsiz ise, yani küçüğün borcu için ödeme emri küçüğe tebliğ edildi ise ödeme emrinin bu şekilde yapılarak yasa hükümlerine aykırılığına kanuni temsilcisi şikâyete bulunabilmektedir. Ödeme emri küçüğün kanuni temsilcisine tebliğ edildiyse küçük geçerli olarak ödeme emrine itiraz edememektedir. Ancak küçüğün kanuni temsilcisinin onay vermesi halinde bu itiraz geçerli olmaktadır. Kısıtlılar da haklarında yapılan icra takibine itiraz edememektedirler. Bunların adına vasileri icra takibine itiraz edebilmektedir. Tüzelkişilere gönderilen ödeme emirleri de temsilcisi tarafından itiraz edilmesi gerekmektedir.

İcra Takibine İtiraz Nereye ve Nasıl Yapılır?

Ödeme emrine itiraz, dosyanın bulunduğu yerdeki ilgili icra dairesine yapılmaktadır. Ancak genel olarak durum bu olsa da, ilgili daireye gidilmesinin çok uzun zaman aldığı durumlarda muharebe yoluyla masrafları karşılanmak suretiyle bu mümkündür.

Müdürlükte borçlu hakkında başlatılan dosyada kişinin gerçekten borçlu olup olmadığı belli değildir. Eğer ödeme emrine süresinde itiraz edilmez ise kişinin dosyada borçlu olduğu kesinleşmektedir. Süresinde itiraz etmek için, ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesi gerekmektedir. Ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesinin ardından dairedeki ilgili dosyaya yukarıda belirtilen süreler içerisinde itirazını gerçekleştirmesi gerekmektedir. Ayrıca ilgili ödeme emrine neden itiraz ettiğini de bildirmesi gerekmektedir.

Genel olarak icra takibine itiraz, borca, yetkili icra dairesine, imzanın kendisine ait olmadığına edilebilir. Ayrıca icra takibine itiraz edilirken kısmi itirazda da bulunabilir. Yani borç miktarının tamamına değil bir kısmına itirazda bulunabilinmektedir. Usul olarak dilekçeyle yazılı olarak ya da sözlü olarak yapılıp tutanağa bağlanılarak yapılabilir. İtiraz dilekçesi, müdüre havale ettirilip karar verilmesi halinde geçerlilik kazanmaktadır. İlgili müdür de, icra takibine itirazın hak düşürücü sürede yapılıp yapılmadığına kendiliğinden araştırılarak karar vermektedir.

Ödeme Emrine İtiraz Süresi

İcra takibine itiraz edebilmek için, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde yapılması gerekmektedir. Ödeme emri, kanunlara aykırı olarak tebliğ edildiğinde ilgili mahkemeye başvurulup ödeme emrinin tebliğ tarihinin, usulsüz tebliğin öğrenildiği tarih olarak düzeltilmesi gerekmektedir.

Ödeme emrinde itiraz süresi, tebligat zarfında ya da ödeme emrinde yedi günden fazla gösterildi ise belirtilen sürede yapılırsa geçerli olmaktadır. Ödeme emrinde itiraz süresi belirtilmedi ise kanuni süreye tabi olmadan süresi içerisinde yapıldığı kabul edilmektedir.

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine itiraz etmek ise ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gündür.

İtiraz süresi içerisinde itiraz edilmez ise dosya kesinleşmektedir ve borç kabul edilmiş sayılmaktadır. Ancak kişi kendinden kaynaklanmayan kusur olmaksızın dışarıdan gelen bir engel nedeniyle ödeme emrine itiraz edilmediyse ve gecikmiş itiraz hasıl ise sonradan itiraz edilebilmektedir.  Ayrıca ödeme emrine itiraz edecek kimse, kendisine ödeme emri tebliğ edilen yani borcun muhatabı kişidir. Borçlu adına ödeme emri düzenlendikten sonra fakat borçluya ödeme emri tebliğ edilmeden önce yapılan itiraz, kendisine sonradan ödeme emri tebliğ edilmesiyle geçerlilik kazanmaktadır.

Sonuç olarak, ödeme emrine itiraz edilmesi sadece basit bir itiraz evrakı olarak düşünülmemesi gereken bir durumdur. Zira daha sonrasında karşı taraf itirazın iptali davası açarak söz konusu itirazın iptalini isteyebileceği ve ilgili icra dosyasının açılış tarihinden itibaren işleyecek faiz ve borcun yüzde 20 si kadar icra inkar tazminatı ile birlikte sizden ödenmesini isteyebilmesi söz konusudur. Bu nedenle başarılı, bu konuda uzman ve tecrübeli bir icra avukatından ya da hukuk bürosundan yardım alınarak gerçekleştirilmesi gereken işlemlerdendir.

Burada bahsedilen hususlar genel olarak ilamsız icraya ilişkindir. Başka takip yolu ile icra başlatıldığında itiraz usulü ve süreler değişmektedir. Bu bakımdan danışmanlık almanız yerinde olacaktır.

Yazıyı Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  1. 17 Mayıs 2017

    borçlu olmadığım halde bir tebligat geldi ve içinden ödeme emri çıktı ama ben alacaklıyı tanımam borçla da bir ilgim yok. sizce icra takibine itiraz yapmalı mıyım sürem var hala?

    • 21 Mayıs 2017

      borç sizin değilse icra takibine itiraz edebilirsiniz. ilamsız icra ise 7 günlük süreniz mevcuttur.

Yorum yazın:

*

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır

© 2017 MIHCI HUKUK BÜROSU | İSTANBUL

logo-footer

SOSYAL MEDYADA BİZ: