Miras Avukatı İstanbul
                                              Miras Avukatı İstanbul

Miras hukuku alanında çalışan ve bu alanda uzmanlaşmış avukatlar miras avukatı olarak bilinmektedir. Miras ise, ölen ya da duruma göre mahkeme tarafından gaipliğine karar verilen birinin, mal varlığının alacakları ve borçları ile birlikte kendiliğinden tümüyle yasal mirasçılara geçmesi durumudur. Bu alanı inceleyen ve mirasın, kimlere ve ne şekilde intikal edeceğini düzenleyen özel hukuk dalına da miras hukuku denmektedir. Miras avukatı miras hukuku konusunda tecrübeli ve bilgili avukatlardır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 3. Kitabı miras hukukuna ilişkin olup bu kısımda bir takım tanımlamalar ile birlikte miras hukuku kuralları ve uyuşmazlık halinde bu uyuşmazlıkların nerede ve ne şekilde çözüleceği düzenlenmiştir. Buna göre öncelikle tanımlamalar üzerinden gitmek gerekirse; Muris, miras bırakan kişiye, Varis, kendisine miras düşen kişi ya da kişilere denilmektedir. Takdir edilir ki miras bırakan murisin, her yakını mirastan hak talep edemeyecektir. Bu nedenle Türk Medeni Kanunu, yasal mirasçı tabirini kullanmak suretiyle kişiye ölümünden sonra kimlerin mirasçı olabileceğini düzenlemiştir. Miras avukatı ile olarak kendisine danışmanlık veya dava için gelen kişilere kimlerin ne oranda mirasçı olduğunu anlatması gerekmektedir.

Miras Hukukuna göre Yasal Mirasçılar ve Payları

Türk Medeni Kanunu 495. Maddesi  ve devamı maddelerde murisin yani mirasbırakanın yasal mirasçıları düzenlenmiştir. Buna göre;

Kan Hısımların Mirasçılığı

Kan hısımları tabirinden murise kan bağıyla bağlı olan akrabaları anlaşılmalıdır. Bu şekildeki kan hısımlığına ilk olarak miras bırakan murisin birinci derece yasal mirasçıları olan altsoyu (çocukları, torunları ve onların çocukları şeklinde devam eden) dahildir. Mirasbırakanın her bir çocuğu mirastan eşit olarak pay alırlar. Mirasbırakanın kendinden önce ölmüş çocukları varsa onların yerini, her derecede halefiyet yolu ile kendi altsoyları alır.

Kan hısımlarına dahil olan zümre, alt soyu bulunmayan mirasbırakanın üstsoyundan olan anne ve babasıdır. Murisin anne ve babasının da mirastan alacakları paylar eşittir. Mirasbırakanın kendisinden önce ölmüş olan anne ve babasının haklarını halefiyet yoluyla altsoyları (yani miras bırakanın kardeşleri) alır. Bir tarafta (örneğin; anne tarafında) hiç mirasçı yani varis yoksa tüm mal diğer tarafa (örneğin; baba tarafına) kalır.

Mirasbırakanın altsoyu, anne ve babası ve onların da altsoyu yoksa miras, murisin yine üstsoyuna dahil olan büyük anne ve büyük babaya kalır. Büyük anne ve büyük babanın miras payları yine eşittir.

Sağ Kalan Eşin Mirasçılığı

Mirasbırakan öldüğünde ya da mahkeme tarafından gaipliğine karar verildiği durumda; kan hısımlarıyla birlikte varsa sağ kalan eşi de mirasa yasal olarak mirasçı olacaktır.

Evlatlığın ve Evlilik Dışı Çocuğun Mirasçılığı

Miras bırakanın ölmeden evvel evlat edindiği çocuk ve varsa altsoyu, mirasbırakana tıpkı kendi altsoyu olan çocukları gibi yasal mirasçı olurlar. Yine kişinin tanıma, babalık ve tespit davaları ile kendi üzerine aldığı evlilik dışı çocuklar da mirastan pay alacaktır.

Tüm bu paylar miras avukatı tarafından iyi hesaplanmalı, kimlerin mirasçı olduğu yada olmadığı tespit edilmelidir.

Miras Payları ve Mirasta Saklı Pay

Miras avukatının bir diğer önemle bilmesi gereken husus ise miras payları ve mirasta saklı paydır. Mirasbırakan ölmeden ya da gaipliğine karar verilmeden önce mirasının saklı pay’ları dışında birtakım tasarruf özgürlüğüne sahiptir. Bunlar ölüme bağlı olarak yapılan tasarruflardır. Mirasbırakanın mirasındaki saklı payı, mirasçı olarak altsoyu, anne ve babası ve sağ kalan eşi’nin payları oluşturur. Bu mirasçılardan hiçbiri yoksa  mirasbırakan mirasın tamamında tasarruf edebilir. Saklı pay oranları Türk Medeni Kanunu madde 506’da  düzenlendiği şekliyle:

1)Altsoy için yasal miras payının yarısı,
2)Anne ve babanın her biri için yasal miras payının dörtte biri,
3)Sağ kalan eş bakımından, alt soy veya anne ve baba ile birlikte mirasçı olunması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer durumlarda yasal miras payının dörtte üçü.

Mirasbırakanın saklı paydan geriye kalan mirası üzerindeki tasarruflarından biri vasiyet’tir. Mirasbırakanın vasiyet yapabilmesi için ayırt etme gücüne sahip, mümeyyiz ve on beş yaşını doldurmuş olması gerekir. Ölüme bağlı tasarruflardan bir diğeri ise miras sözleşmesi’dir. Miras sözleşmesi yapabilmesi içinse ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak yeterlidir.

Mirastan Çıkarma (Iskat)

Mirasbırakan bazı hâlllerde ölüme bağlı tasarrufla saklı payı bulunan mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir. Bu hâller Türk Medeni Kanunu 510. maddesinde sayılmıştır:

1)Mirasçı, miras bırakana ve mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlediği durumda,
2)Mirasçının, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.

Mirasçılıktan çıkarılan kimse mirastan pay alamaz, tenkis davası da açamaz. Mirasbırakan başka bir tasarrufta bulunmadığı müddetçe mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçısına kalır. Mirastan çıkarılmaya karşı iptal davası açmak mümkündür.

Reddi Miras

Türk Medeni Kanunu’nun 605 ila 618. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Miras aktif ve pasifiyle birlikte mirasçılara geçtiği için yasal ve atanmış mirasçılar, mirasın kendisine geçmesiyle birlikte aleyhine bir durum oluşacağını düşünüyorsa mirası redd-i miras yoluyla reddedebilir ve lehine olmayan bu durumdan kurtulabilirler.

Mirasın reddini yapabilmek için belirli şartları mevcuttur:
1)Mirasçı mirası reddeddiğini bildiren tek taraflı irade beyanında bulunmalıdır.
2)Red beyanı 3 aylık hak düşürücü süre içinde yapılmalıdır.

Red süresi, kendilerinin mirasbırakanına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar. Bu süre kendilerinin mirasbırakanından geçen mirasın reddi için mirasçıya tanınan süre dolmadıkça sona ermez. Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.
3)Red beyanı herhangi bi şarta bağlanmadan yapılmış olmalıdır.
4)Red beyanı sulh hakimine yapılmalıdır. Bu bu beyan yazılı ve sözlü şekilde yapılabilir.
Süresi içinde yapılmış red beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğe yazılır ve reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge alabilir.

Büromuz Miras Avukatı Hizmetleri

Bu bilgilerden sonra hukuk büromuzun miras avukatının danışmanlık ve dava anlamında hizmetlerinden bahsetmek gerekir.

  • Mirasın paylaşılması davası
  • Vasiyetname düzenlenmesi
  • Vasiyetnamenin iptali
  • Veraset ilamı alınması
  • Tenkis davası açılması
  • Mirastan feragat sözleşmesi hazırlanması
  • Mirastan çıkarılmanın iptali davası açılması
  • Mirasçılık belgesinin iptali davası
  • Reddi miras davasının açılması
  • Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) davaları açılması
  • Ölünceye kadar bakma sözleşmesi hazırlanması incelenmesi
  • İzale i şuyu davası
  • Vasiyetin yerine getirilmesi davası

Tüm bunlar konusunda hukuki işlem yaparken miras alanında uzman miras avukatı ile çalışmanız hak kaybının önüne geçilmesi için faydalı olacaktır.

Miras Avukatı Ücreti

Miras avukatı ücreti büromuzca genelde avukatlık asgari ücret tarifesi baz alınarak belirlenmektedir. Her durum ayrı bir özellik göstermesi nedeni ile hukuk büromuza gelerek veya mail, telefon yolu ile miras avukatı ücreti konusunda bilgi almanız mümkündür.

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Yorum yazın:

*

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır

© 2017 MIHCI HUKUK BÜROSU | İSTANBUL

logo-footer

SOSYAL MEDYADA BİZ: