Marka Hukuku - Marka Başvurusu, Tescili ve İhlali
Marka Hukuku – Marka Başvurusu, Tescili ve İhlali

Marka, bir teşebbüse ait olan mal ve/veya hizmetlerin bir başka teşebbüse ait olan mal ve/veya hizmetlerden ayırt edilmesi amacıyla kullanılan her türlü kelime, işaret, renk, ifade veya simgelerdir. Ticarette çok önemli önemli olan bu alanı marka hukuku düzenlemektedir.

Marka Nedir?

Markanın temel işlevi ve bir işaretin marka olabilmesi için taşıması gereken ilk şart ‘’ayırt edici’’ olmasıdır. Marka kullanımının amacı, üzerine o markanın konduğu malın benzer olan diğer ürünlerden ayrılmasını ve öne çıkmasını, alıcı tarafından bu marka sayesinde kolaylıkla ayırt edilerek satılmasını sağlamaktır. Böylece marka sahibi, markasının bulunduğu ürünlerin tüm semerelerinden faydalanır. Marka aracılığıyla ürün şahsileştirilir, belirginleştirilir ve böylece daha kolay reklam edilerek satışı artırılabilir. Buna markanın reklam fonksiyonu denmektedir. Marka malın diğerlerinden ayırt edilmesini sağladığı için reklamının yapılabilmesi için şarttır çünkü markası olmayan mal başka mallardan ayırt edilemeyeceği için reklamı da yapılamayacaktır. Reklam yapılmayan ve dolayısıyla satışı artırılamayan bir malın üretilmesi de anlamsızdır. Marka bir malın reklamının yapılmasında o denli önemlidir ki bazen marka adı malın adının önüne geçmektedir ve mal artık o markanın adıyla isimlendirilir. Mesela mendil dendiğinde hemen hepimizin aklına tek bir marka adı gelecektir. Malın marka aracılığıyla şahsileştirilmesi üreticinin malıyla ilgili tüketiciye garanti vermesini de sağlar. Bu nedenle markanın ayrıca ‘’garanti fonksiyonu’’ da bulunmaktadır.

Ülkemizde marka hukukuyla ilgili ilk mevzuat 20 Temmuz 1871 tarihli Alamet-i Farika (ayırt edici işaret) Nizamnamesidir ve yaklaşık 94 yıl boyunca uygulanmıştır. Ardından 12 Mart 1965 tarih ve 551 sayılı markalar kanunu çıkarılmıştır. En son ise 27 Haziran 1995 tarih ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname çıkarılmıştır ve bugün marka hukukunun temel mevzuatını bu kanun hükmünde kararname teşkil etmektedir. AB Gümrük Birliğinin temel şartları bu kararnameye eklenmiş ve güncel hale getirilmiştir. Kanun yapımı uzun ve zaman alıcı olduğundan kanun hükmünde kararname şeklinde düzenlenmiştir. Marka kanunu yapım çalışmaları da devam etmektedir.

Markalar malın üzerinde kullanıldığı takdirde emtia markası, mal markası veya KHK’da geçen adıyla ticaret markası olarak adlandırılmaktadır. Markanın ürünün niteliği gereği kendi üzerine değil de ambalajının üzerine konması da mümkündür. Bir işletmelere ait olan hizmetleri diğer işletmelerin hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan markalara ise hizmet markası adı verilir. Ayrıca belli şartları taşıyan markalara garanti fonksiyonu veren markalar da mevcuttur. Bu marka türüne ise ‘’garanti markası’’ adı verilir.

Neler Marka Olarak Tescil Edilebilir?

Marka hukuku hükümlerine göre her türlü isim, kelime, sayı, renk ve şekil marka olarak seçilerek kombinasyonu yapılabilir. Marka seçiminde önemli olan markanın bilinçaltına hitap etmeye elverişli, zihinde kolay kalabilen, telaffuzu kolay kelime veya kelime gruplarından seçilmesidir. Bu nedenle ürünün hitap edeceği kesim, kullanılacağı ülkenin sosyal yapısı, seçilecek kelimenin o dildeki anlamı gibi hususlar da marka seçiminde dikkate alınmalıdır. Markada önemli olan ayrıt etmeyi sağlamaktır bu nedenle bu şartı yerine getirmeyen tek bir harf, tek bir sayı gibi işaretler marka olarak tescil edilemez. Markanın ayırt edici olmasının yanı sıra basılarak çoğaltılabilmesi şartı da bulunmaktadır. Bu nedenle marka olarak seçilecek işaretin basılarak çoğaltılabilmesi gerekmektedir. Yazılı işaretler için bugün bu şartı sağlamak çok kolaydır. Kokunun marka olarak seçilip seçilemeyeceği ise teknolojik gelişmelere bağlıdır ancak ileride mümkün görünmektedir. Bir müziğin marka olarak tescili de bugün mümkündür hatta pek çok telefon markası açılış müziğini marka olarak tescillemiştir. Üç boyutlu şekillerin de marka hukukuna göre marka olarak tescili KHK’ya göre kabul edilmektedir.

Marka Hukukunda Hakkının İhlali

Marka hukukunda marka hakkı ancak tescil yoluyla elde edilebilir. Türkiye ‘de korunması istenen bir marka hukukuna göre markanın, Türk Patent Enstitüsünde tescil ettirilmesi gerekmektedir. Tescil edilen marka 10 yıl boyunca korunur. Bu koruma 10 yılda bir sürekli uzatılabilir. 10 yıl içinde marka tecavüzü olursa, ciddi hukuki ve cezai müeyyideleri vardır. Marka haklarının ihlali halinde öncelikle tecavüzün tespiti davası, tecavüzün önlenmesi ve durdurulması davası, tecavüzün giderilmesi davası, maddi veya manevi tazminat davası, itibar davası açılabilir.  Hakka tecavüz neticesinde üretilen materyal ile bunların üretiminde doğrudan kullanılan araçlara el konması, ürünler üzerinde mülkiyet hakkı tanınması, markanın silinmesi ve imha, hükmün ilgililere tebliği, kamuya yayın yoluyla duyurulması ve ilanı, eylem suç teşkil ettiği takdirde hapis cezası ve para cezası talep edilebilir.

Marka Başvurusu ve Tescili Nasıl Yapılır?

Türkiye’de marka başvurusu Türk Patent Enstitüsüne yapılmaktadır. Türk Patent Enstitüsü marka olarak kullanılmak istenen işaretin buna uygun olup olmadığını, başka markalarla benzerlik taşıyıp taşımadığını belirli süreçlerden geçirerek inceleyerek karara bağlamaktadır. Enstitünün kararlarına itiraz mümkündür. İtiraz halinde enstitü içindeki ‘’Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’’ tekrar değerlendirme yaparak karar vermektedir. Bu kurulun kararlarına ise genel mahkemelerde itiraz edilebilir. Marka olarak tescili istenen bir işaretin KHK’da yazılı şartları taşıması gerekmektedir. KHK’da ayrıca marka tescili talebinin mutlak olarak reddedileceği haller de düzenlenmiştir. Bu şartlardaki marka tescili talepleri direkt olarak reddedilir. Nisbi ret nedenleri de KHK’da ayrıca düzenlenmiştir. Marka hukuku çerçevesinde Markanın uluslararası tescili de mümkündür ancak bunun için de belli şartlar söz konusudur.

Marka nedir? Marka tescili nasıl yapılır? Markada olması gereken özellikler nelerdir? Marka ve marka hukuku konusunda marka avukatımıza başvurabilirsiniz.

Yazıyı Paylaş: