Haksız Rekabet
                                                       Haksız Rekabet

Ekonomik yaşamda, müşteriyi çekmek için ifade edilen ekonomik rekabet davranışları ekonomik etkinliğin piyasada hüküm sürmesi için gerekli olan unsurlardandır. Ekonomik rekabette elbette herkes rakipleri ile yarışacak ve rakiplerini yenmeye ve geçmeye çalışacaktır. Ancak kullanılan araçlar meşru yani yasal olmalıdır. Rekabet bir haktır ancak herkes bu hakkını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Buna uymayan kimselerde haksız rekabet gerçekleştirmiş olmaktadır.

Haksız rekabet, kişi veya kuruluşlar arasında oluşan ve rekabet etiğine uymayan aldatıcı hareket veya dürüstlük kuralına aykırı çeşitli davranışlar gerçekleştirilerek ekonomik rekabetin kötüye kullanılmasıdır. Hem ticari hayatın düzeninin devamının sağlanması hem de tüketicinin yanılmasını önleme amacıyla ülkemizdeki hukuk sisteminde bahse konu kavramı belirtilerek bu şekilde davranan kişilere cezai yaptırımlar uygulanacağı belirtilmiştir.

Haksız rekabet, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmektedir. Böylelikle de herkesin rekabet hakkı korunmaktadır.

Haksız Rekabet Halleri

Mevzuatımızda tam olarak tanımlanmakla birlikte başlıca haksız rekabet halleri de belirtilmiştir. Bunlar:

  1. Dürüstlük kuralına aykırı olarak reklam ve satış yöntemleri gerçekleştirmek,
  2. Kişiler arasında yapılan sözleşmeyi ihlal etmeye veya sonlandırmaya yönelten işlemler yapmak,
  3. Kendisinin olmayan yani başka kimselerin ticari ürünlerinden yetkisiz bir şekilde yararlanmak,
  4. Başkalarının üretim ve iş sırlarını gizlice ve izinsiz olarak ele geçirerek veya başka bir hukuka aykırı biçimde öğrenerek kullanan ve  başka kimselere bildirmek,
  5. Kanunla ya da sözleşmeyle belirtilen ve ya çevrede olağan  bir şekilde belirlenmiş ve rakiplere de yüklenmiş olan iş şartlarına  uymamak,
  6. Dürüstlük kuralına aykırı ve yanıltıcı bir şekilde karşı taraf aleyhine ticari işlem şartları kullanmak gibi.

Haksız Rekabet Konusu Olabilecek Davalar

Mevzuatta belirtilen haksız rekabet kavramına dayanak teşkil edilerek yasal düzlemde açılabilecek davalar şunlardır;

  1. Haksız bir rekabet eylemlerinin oluşup oluşmadığını belirlemek için tespit davası,
  2. Hukuka aykırı eylemlerin durdurulması ve önlenmesi amacı ile men ya da önleme davası,
  3. Bu hukuka aykırı eylem sonucu doğan maddi durumun ortadan kalkmasını, yanlış ve yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bunların düzeltilmesi davası ve bahse konu eylemlerinin önlenmesi zor ise haksız rekabet eylemlerinin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
  4. Eylemi gerçekleştirenin kusurlu olması halinde, uğranılan zararın giderilmesi amacını taşıyan maddi tazminat davaları,
  5. Haksız rekabet eylemleri ile kişilik hakları zarar görülmesi halinde ise zararın giderilmesi amacı ile manevi tazminat davaları
  6. Haksız rekabet eylemlerine yönelik aşağıda belirtilen davranışları gerçekleştirenler  hakkında ve eylemleri daha ağır başkaca bir suç oluşturmaması halinde şikayet ya da suç duyurusunda bulunularak iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılması sağlayabilinmektedir. Fiile yönelik ceza alan failler ve gerçekleştirdiği eylemler şunlardır;
  • Yukarıda belirtilen ve ayrıntılı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 55. maddesinde açıklanan haksız rekabet eylemlerini bilerek ve isteyerek işleyen kimseler,
  • Kendi beyanlarının ve tekliflerinin rakiplerinkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti, işleri ve buna benzer durumları hakkında bilerek ve isteyerek yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren kimseler,
  • Çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatan kimseler,
  • Çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin işlerini gerçekleştirdikleri zaman cezayı gerektiren bir fiili işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyen kimselerdir.

Haksız Rekabet Davalarında Davacı ve Davalılar

Yukarıda belirtilen haksız rekabet davalarını açabilecek kişiler davalara göre farklılık gösterse de genel olarak haksız rekabet davalarını açabilecek olan kişiler şunlardır;

  1. Haksız rekabet nedeniyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri ya da  diğer ekonomik menfaatleri zarar gören ve böyle bir tehlike ile karşılaşabilecek kişiler davaların hepsini açabilmektedir.
  2. Ekonomik çıkarları zarar gören ya da böyle bir tehlikeyle karşılaşılabilecek müşteriler hukuka aykırı eylemlerine konu malların imhalarını isteyememekle birlikte davaların hepsini açabilmektedirler.
  3. Maddi ve manevi tazminat davaları hariç olmak üzere haksız rekabetle ilgili olan diğer davaların hepsini ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer mesleki ve ekonomik birlikler, tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlar da açabilmektedir.
  4. Men ve düzeltme davalarında bir kimse aleyhine verilmiş olan hüküm, haksız rekabete konu olan malları doğrudan veya dolaylı bir şekilde ondan ticari amaçla elde etmiş olan kişiler hakkında da uygulanmaktadır.

Haksız rekabet davaları aşağıdaki şu kişiler aleyhine açılabilinmektedir;

  • Eylemini gerçekleştiren kişilere karşı açılabilinmektedir.
  • Tazminat davalarında, kişinin eylemleri sırasında kusurlu olan kişilere karşı açılmaktadır.
  • Eylemleri, hizmetlerini veya işlerini gördükleri sırada çalışanlar veya işçiler tarafından işlenmiş olursa tazminat davaları haricindeki davalar çalıştıranlara karşı da açılabilinmektedir.
  • Eylemlerinin basın, yayın iletişim ve bilişim işletmeleriyle ilgili olması durumunda açılabilecek davalarda farklı bir prosedür sistemi uygulanmakta ve ayrıntılı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 58.maddesinde belirtilmektedir.

Haksız Rekabet Davaları ve Yetkili Mahkeme 

Bu davaları, davalının yerleşim yeri mahkemesinde veya haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilinmektedir.

Sonuç olarak, haksız rekabet uygulamaları mevzuatta ayrıntılı olarak açıklanmasının yanı sıra yaşanan her olayda farklılık göstermesi açısından başarılı ve mevzuata hakim bir avukata danışılarak ya da onun vekilliğinde sürdürülmesi gereken hukuki uygulamalar silsilesidir.

Yazıyı Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Yorum yazın:

*

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır

© 2017 MIHCI HUKUK BÜROSU | İSTANBUL

logo-footer

SOSYAL MEDYADA BİZ: