Gaiplik Kararı ve Ölüm Karinesi
                                          Gaiplik Kararı ve Ölüm Karinesi

Günlük hayatımızda kişilerin ölmesiyle hayatlarının son bulduğu bilinmektedir. Oysaki kişinin hukuki olarak hayatının son bulması ölüm, gaiplik kararı ve ölüm karinesi ile birlikte olmaktadır.

Gaiplik Kararı

Öldüğüne kesin olmamakla birlikte muhtemel gözle bakılan ve cesedi bulunamamış kişi, belirli sürelerin geçmesiyle birlikte gaip olduğuna karar verilmektedir. Gaiplik kararı için mahkemeye başvurabilecek olan kişiler ise; hakları gaiplik kararına bağlı olan kişiler, mirasçıları, vasiyet alacaklıları, eğer bu kişiler mevcut değilse yetkili makamlar yani devlettir.

Ayrıca kanunlarımızda belirtilen gaiplik kararı şartları ise şunlardır;

  1. Ölümüne olası gözle bakılacak tehlike içinde kaybolması; bu kişinin kaybolmasından itibaren bir yıl geçmekle ilgili kişilerin talebi üzerine söz konusu mahkeme gaiplik kararı vermektedir.
  2. Uzun zamandan beri haber alınamaması; bu durumda kişiden en son haber alınma tarihinden itibaren beş yıl geçmekle ilgilinin talebi üzerine söz konusu mahkeme tarafından gaiplik kararı verilmektedir.

İlgili mahkeme tarafından gaiplik kararı verilebilmesi için bu iki durumdan bir tanesinin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu iki durumdan bir tanesinin var olması ile ilgili kişilerin söz konusu mahkemeye başvuruları gerçekleşir ve söz konusu mahkeme durumu iki tane ilan yoluyla herkese bildirmektedir. İlk ilanın gerçekleşmesinin ardından altı ay geçmesi şartı da mevcuttur. Bu süreler içerisinde söz konusu gaipliğine karar verilecek kişiyi kimse görüp duymamış ise mahkeme tarafından gaiplik kararı verilmektedir.

Gaiplik kararı için yetkili ve görevli mahkeme; gaipliğine karar verilecek kişinin Türkiye’deki son yerleşim yerindeki, eğer Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yerdeki, böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı olduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemeleridir. Bunlarda yoksa milletlerarası özel hukuk kuralları uyarınca Ankara, İstanbul veya İzmir Mahkeme’lerindeki Sulh Hukuk Mahkemeleri tarafından istenilebilinmektedir.

Gaiplik kararı, verildiği andan itibaren değil geriye dönük olarak gaibin ölümüne olası gözle bakılacak bir durumda kaybolduğu veya ondan en son haber alındığı tarihten itibaren sonuç doğurmaktadır. Bu durumun önemli sonuçları vardır.

Gaiplik kararı ile gaibin evliliği kendiliğinden sona ermemektedir. Bunun için hukukumuzda yapılması gereken işlemler mevcuttur. Bunun için ayrıntılı bilgiyi avukatlarımızdan alabilirsiniz.

Ayrıca bu kararla geçen miras aslında kesin olarak geçmiş sayılmamaktadır. Gaiplik kararının ardından gaibin mirası mirasçılarına teminat karşılığında teslim edilmektedir. Bu nedenle de aşağıdaki belirtilen sürelerin geçmesinden sonra miras kesin olarak kazanılmaktadır. Bu süreler aşağıdaki gibidir.

  • Gaibin ölümüne muhtemel gözle bakılacak halde kaybolması halinde beş yıl,
  • Gaipten uzun süreden beri haber alınamaması halinde on beş yıl,
  • Her durumda da en geç gaibin yüz yaşına varmasına kadar teslim edilmektedir.

Ölüm

Kişinin ölmesiyle, hukuki olarak hayatı son bulduğu gibi kişilik hakları ve kişiliğe bağlı hakları da ortadan kalkmaktadır. Ancak mal varlığı hakları ise bir bütün halinde mirasçılarına geçmektedir. Yani tıp bilimi tarafından ölmüş olarak tespit edilen kişi hukuka göre de ölmüş sayılmaktadır. Ancak hukukumuzda da kişinin cesedi bulunmamasına rağmen bazı durumların varlığı halinde kişinin öldüğünü ispat etmeyi kolaylaştırmak adına iki karine kabul edilmiştir. Bunlar ölüm karinesi ve birlikte ölüm karinesidir.

Ölüm Karinesi

Öldüğü kesin olarak düşünülen ve cesedi bulunamamış kişi, ölmüş sayılmaktadır ve buna hukukumuzda ölüm karinesi adı verilmektedir. Ölüm karinesi ile kişinin nüfus kütüğüne ilgili yerin en büyük mahalli amiri olan vali ya da kaymakamın kararı ile ölüm kaydı düşürülmektedir.

Ölüm karinesi ile ilgili başvuruları yapabilecek kişiler, hakkında ölüm karinesine göre işlem yapılacak olan kişinin altsoyu veya üstsoyu ya da kardeşlerinden biridir. Bunlar bulunmuyor ise de mirasçılarından biri başvurabilmektedir. Mirasçısı da mevcut değil ise başvuruyu yetkili makamlar yani devlet gerçekleştirmektedir. Bunun akabinde ölüm karinesi ile ölmüş olduğuna karar verilen kişinin kişilik hakları son bulmakla birlikte evliliği de kendiliğinden son bulmaktadır. Ayrıca ölüm karinesi ile ilgili herhangi bir süre söz konusu değildir.

Birlikte Ölüm Karinesi

Birden fazla kişinin ayrı yerde ve aynı olay sonucunda hangisinin önce veya sonra öldüğü tespit edilemez ise hepsinin aynı anda ölmüş sayılmasına, hukukumuzda birlikte ölüm karinesi denilmektedir. Birlikte ölüm karinesi ile ortaya çıkan sonuçlardan en önemlisi, bu kişilerin birbirinin mirasçısı olamamalarıdır. Bu durum miras hukuku açısından önemli sonuçlar doğurur.

Sonuç olarak,  bu durumlar yaşayan kişiler zaten yaşadıkları acı kayıplarının yanında bir de miras ve diğer hak kayıplarını yaşayarak mağdur olmamak adına gaiplik kararı ve ölüm karinesi konusunda başarılı, tecrübeli ve bilgili bir avukata ya da hukuk bürosuna danışarak yardım almaları, durumların lehine çevrilmesi ve hak kaybı yaşanılmaması adına en doğru yoldur.

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Yorum yazın:

*

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır

© 2017 MIHCI HUKUK BÜROSU | İSTANBUL

logo-footer

SOSYAL MEDYADA BİZ: